İskoçya’nın Ardnish yarımadasında bir yürüyüş

18 Mart 2019

Bizlere görsel bir şölen yaşatmayı vadeden; Ardnish yarımadası.

Uzaklardaki bu engebeli, ıssız ve ormanlık arazilerin güzelliği ve görkemli yapısı bizlere Vikingleri, Bonnie Prince Charlie’i hatırlatır nitelikte öğeler içeriyor. Bahsettiğimiz bölge vahşi havasıyla heybetli görüntüsünü birleştirerek bizlere görsel bir şölen yaşatmayı vadeden; Ardnish yarımadası.


Kuzey-batı Highlands'deki Lochaber'in sınırları içerisinde yer alan bu yarımadalar, Rum ve Eigg Adalarına ve Skye’nin Cuillin dağlarına işaret ederek adeta bir elin parmakları gibi Atlantik'e kadar uzanıyor. Onları ayıran göller ise İskoçya'daki en derin tatlı su ve en derin denizleri içeriyor.




Bölgenin bazı kesimlerinde, vahşi ve ulaşılmaz, seyrek nüfuslu yerleşkeler yer alırken, dağlık kesiminde ise, meşe ılıman yağmur ormanları, kuzey huş ağacı ormanları, ılıman sazak meşe ormanları ve hatta büyük Kaledonya çam ormanının bazı kalıntı parçaları bulunuyor. Eğer bir gün buraya gitmeye karar verirseniz yanınıza sağlam bir çift spor ayakkabı almanızda fayda var çünkü bir yerden bir yere ulaşmak istediğinizde yapabileceğiniz tek şey; yürümek. 

 

Roma öncesi döneme ait tarihi kalıntıları ve Viking döneminden kalma kayıkhaneleri ile Ardnish bölgesi, mistik bir yapının içine bürünmüş durumda… Bu bölgeyi gezerken terkedilmiş birçok taş kıyı evine rastlamak mümkün ayrıca bölgedeyken buradaki tarih duygusunun ve unutulmuş yaşamların ağırlığının tüm atmosfere sinmiş olduğunu da hissedeceksiniz. 

 

En yakın yerleşim yeri, West Highland Hattı'ndaki Fort William ve Mallaig arasındaki orta yol olan Lochailort. Burası sadece tek bir tren istasyonu ile bir otelin yer aldığı küçük bir kasaba. Lochailort’a gitmeye karar verenlere bizden küçük bir uyarı; yanınızda kalın bir palto götürmeyi ihmal etmeyin çünkü bazen İskandinavya'dan gelen soğuk kış rüzgarlarının da etkisiyle kendinizi dondurucu bir havanın içinde bulabilirsiniz. 

 

Bu bölgenin dağlık alanlarına tırmanırken ise Loch nan Uamh'ın güzel manzarası ile mest olacaksınız. Burada sonbahar demek kızıl geyik mevsimi demek. Bu yüzden sonbaharın başlangıcında her an göç etmeye hazır kızıl geyiklerin sesini duyabilirsiniz ve kartallara dikkat edin - hem altın hem de deniz kartalları bu bölgede yaşıyor.




1841 nüfus sayımında, bu bölgedeki yedi ev 48 kişiyi ağırladı. Hepsinin nasıl yerleşebildiğini hayal etmek zor, üstelik hayvanlarıyla… Ardnish'te, topraklar çok marjinal kabul edildiğinden, bölge sakinleri tahliye edilmedi. Eğer siz de bir gün bu otantik topraklara bir gezi rotası oluşturmaya karar verirseniz, bu yarımadanın çarpıcı vahşi sahil şeridini keşfetmeyi unutmayın. 

Kısaca  Ardnish Yarımadası bir yeri olağanüstü kılmak için gerekli olan tüm özellikleri barındırıyor.