ALESSANDRO MICHELE Efsanesinde GUCCI ve Doğa Buluşması

20 Ocak 2017

Michele, markanın bugününü tarihsel bir bakış açısıyla yeniden yorumlarken geçmişin ve güncel olanın birlikteliğini büyüleyici bir uyumla yakalıyor.

"Alessandro Michele'nin vizyonu ve yeteneği de dışarıdan markaya müdahale eden değil, Gucci'nin içinde evrilen, onu zaten dönüştürerek ilerleyen yapısıyla kendini gösteriyor."

Gucci'nin 90'lı yıllarda Tom Ford ile yaşadığı silkinmeyi kendi tarihinin sayfalarına gururla kaydettiğine hiç şüphe yok. Fakat son zamanların tartışması markanın rönesansının Alessandro Michele olduğunu sağlamlaştıran nitelikte.

Gucci'nin kreatif direktörü Michele, markanın bugününü tarihsel bir bakış açısıyla yeniden yorumlarken geçmişin ve güncel olanın birlikteliğini büyüleyici bir uyumla yakalıyor. 40'lı yaşlarının başındaki Michele, 2015 yılının başından beri bütün dikkatleri üstünde topladı.14 yıldır Gucci'de çalışan Michele son yıllarda markanın aksesuar yönetimindeydi. Vizyonu ve yeteneği de dışarıdan markaya müdahale eden değil, Gucci'nin içinde evrilen, onu zaten dönüştürerek ilerleyen yapısıyla kendini gösteriyor. O görevi devralmadan önce Frida Giannini 8 yıl boyunca Gucci'nin kreatif direktörüydü. Bu dönemde de markanın CEO'su Patrizia di Marco ile bir ilişkileri, bu ilişkiden de bir çocukları olmuştu. Moda eleştirmenleri Giannini'nin yaklaşımını kendini yenileme özelliğini kaybetmiş ve tek düze olarak değerlendirmeye başlamıştı. Tom Ford'un ardında bıraktığı ışıltının etkisi artık azalmaya başlayınca Giannini ve Marco'nun da işlerine son verilmişti.
İlk kadın koleksiyonunu hazırladığında bütün gözler Michele'nin üstündeydi. Burada farklı bir küratöryal göz olduğu çok açıktı. 30'lu yılları, 50'lerin ev kadınlarını o kadar tutarlı biçimde ve dozunda yerleştirmişti ki rengarenk bluzlara, deri eteklere ve çiçekli elbiselere, hem yepyeni bir şeyden söz ettiği çok açıktı, hem de reddedilemez bir vintage kokusu hakimdi podyuma.
Hayvanlar, çiçekler ve böceklerden oluşan Gucci Bahçesi markanın mirasından izleri çok belirgin bir biçimde taşıyor aslında. Floral motif ilk kez efsanevi Gucci şalında 1966 yılında kullanılmıştı. Michele Gucci'nin doğasında olan bazı öğeleri ustalıkla ve çağdaş bir biçimde geri getirdi. Gucci'nin geçmişine hakim olduğuna hep dikkati çeken bir tavrı oldu. Markanın imzası olan renkler, çizgiler ve malzemeyle her zaman iletişimde oldu. 

Sanat ve modaya olan tutkusu ve bu iki takıntının birlikteliği ortaya çıkardığı koleksiyonlara yansıdı. Michele ilk kez modayla ilgilenmeye başladığında kostüm tasarımı eğitimi almak istemiş. Liseden sonra da Roma Kostüm Akademisi'ne kaydını yaptırmış. Bugün tasarımlarına kattığı ruhu deneyimlerken, onun hala ilk tutkusuna bir şekilde sadık kaldığını fark etmek zor değil.

Tom Ford'un sunduğu seksi imaj bugün artık başka bir dilde konuşuyor. Onun zamanında ulaşılması zor olan, daha tanrısal bir güzellik söz konusuydu. Bugün artık bu geçerli değil. Bugün önemli olan sokakların tanrıçası olabilmek. O ulaşılmazlık bugünün gerçeği değil. Bugünün çekiciliği cinsiyetçi dayatmalardan çok daha uzak ve çok daha hayatın içinde. Alessandro Michele'nin başarısının sırrı da sahip olduğu vizyonla, değişimleri, bugünün gerçeğini net biçimde okuyabilmesi ve kadının, erkeğin, tüketicinin evrimini markanın kodlarına Gucci mirasını koruyarak hatta sağlamlaştırarak yansıtmasında saklı.
SS17 Gucci Kampanyası