Alternatif bir kraliyet anıtı

15 Ekim 2019

Kara Walker’ın Tate Modern’in dev sergi alanı Turbine Hall’a yerleştirdiği 12 metrelik heykel, Avrupa’da sömürgecilik ve ırkçılık hakkında yeni sorular soruyor.

Siyahi sanatçı Kara Walker’ı en son New York’un ikonik simgelerinden Domino Şeker Fabrikası’nın içine yerleştirdiği, şekerden dev kadın heykelinden hatırlayabilirsiniz. Yaptığı her büyük ölçekli yerleştirme ile izleyici üzerinde irkiltici ve eğitici bir etki yaratan Walker, bu kez Tate Modern’ın bu tip anıtsal ifadelerin en çok yakıştığı alanı Turbine Hall’da.

12 metrelik bu heykel, ilk bakışta Avrupa’da yüzlercesini görmeye alışık olduğumuz tarihi bir çeşmeye benziyor. Fakat dikkatli ikinci bir bakış, göğüslerinden ve ensesinden su fışkıran Afrikalı bir Venüs figürünün başı çektiği bir grup siyahi önemli tarihi karakteri çeşmeye yerleştirdiğini gösteriyor. Haiti Devrimi’nin liderinden Sivil Haklar Hareketi öncülerinden Marcus Garvey’ye, ünlü İngiliz ressam JMW Turner’ın 1840 tarihli ‘Köle Gemisi’ tablosundan haksız yere suçlanıp linç edilerek öldürülen Emmett Till’e uzanan göndermeler, adeta siyahi halkın Amerika’daki tarihine giriş için bir ilk ders niteliğinde.


Walker, ’Fons Americanus’ (Amerikan Çeşmesi) adını verdiği bu eser için ilhamını Buckingham Sarayı’nın önündeki Kraliçe Viktorya anıtından alıyor. Çağdaş versiyonunun iki katı büyüklüğünde olan orijinal anıt; İngiliz İmparatorluğu’nun sömürgeleri olan Kanada, Avusturalya, Yeni Zelanda ve anıtta anı geçmese de Batı Afrika’dan gelen hediyeler sayesinde yaptırılmış.

Sanatçı, hayatına bir İngiliz sömürgesi olarak başlayan ABD’deki ırkçılık ve sömürgeciliğin kökenlerine işaret ettiği bu heykel ile güç ve hakimiyetin tarihteki ifadesini kendi aykırı stili ile yineliyor. Eserin posteri bile kaçak köle ilanları ve garip sirk şovlarını andıran bir dil ve tasarım içeriyor: Yeni Dünyanın Siyahi Kadını Madam Kara E. Walker’dan Eski Dünya Vatandaşları için (Bizi Tutsak Edenler, Kurtarıcılarımız ve Yakın Ailemiz) bir Hediye ve Tılsım.


Daha önce Olafur Eliasson, Ai Weiwei ve Tania Bruguera gibi isimlerin büyüleyici işlerine ev sahipliği yapan Turbine Hall, bu anıtın yalnızca Amerika’ya özgü bir tarih dersinden çok tüm dünyada hala devam eden sömürgeci bakış açısını yansıttığını düşünüyor. Sonuçta çeşmenin havuzunda yüzen figürler, 18. yüzyılda Amerika’ya getirilen Afrikalı köleleri de yansıtıyor olabilir, Akdeniz’den Avrupa’ya geçmeye çalışan mültecileri de.

Walker’ın yerleştirmesi 5 Nisan 2020’ye kadar Tate Modern’da görülebilir.