Arijiju: Otel mi Simya mı?

11 Aralık 2018

Statik bir safari kampından ziyade bir deneyim merkezi.. Adı gizli sahibinin her odasına düşen ışığı hesaplamak için dört yıl harcadığı Arijiju'yu Can Remzi Ergen kaleme aldı.

"Arijiju’nun inşası tam 10 yıl sürmüş. Artık üniversitelerde ışık tasarımı çok geniş bir ders programı ile okutuluyor ancak kabul edelim bugünün dünyasında kimsenin ışığın nereden düşeceğini hesaplamak için 4 yılı yok. Sadece ışık konusunda değil, iç mimariden, peyzaja alanında kendini kanıtlamış isimlerle çalışılmış."

‘Dünyanın En İyi Otelleri’ listesi posta kutunuza düşüyordur. Birçok otelde kalmışsınızdır. Eminim aralarında dünyaca ünlü mimarların çizdikleri de vardır. Veya en büyük otel gruplarına ait olanlar ya da kimsenin bilmediği en lüks butik oteller. Ama bir sorum var. Bir oteli inşa etmeden önce güneş ışınlarının her odaya nasıl düşeceğini hesaplamak için 4 yıl beklemiş bir otel sahibini hiç duydunuz mu? Keşke adını verip sizinle tanıştırabilseydim kendisini. Ama en azından ismini gizli tutmayı tercih eden bu kişinin eserini biliyoruz: Arijiju. Kenya’nın Laikipia platosunda yer alan otel sıradan bir safari kampı olmanın ötesinde bir deneyim merkezi.

Arijiju'nun avlusu. Fotoğraflar: Crookes & Jackson. 

“Yaşlı bir zeytin ağacının altında rüzgar ve öğleden sonrası güneşinin etkisiyle hareket eden bir grup bukalemun otelin verandasını nereye konumlandıracağımı karar vermemde  bana yardımcı oldu” diyor adını gizli tutmayı tercih eden otel sahibi. Arijiju’nun inşası tam 10 yıl sürmüş. Artık üniversitelerde ışık tasarımı çok geniş bir ders programı ile okutuluyor ancak kabul edelim bugünün dünyasında kimsenin ışığın nereden düşeceğini hesaplamak için 4 yılı yok. Sadece ışık konusunda değil, iç mimariden, peyzaja alanında kendini kanıtlamış isimlerle çalışılmış. Otelin tarzını tanımlamak zor zira Etiyopya manastırındaki kemerlerin hemen yanında Fransa’nın Aix En Provence’sinden gelmiş objeler, kristal avizelerin altında Hindistan’dan gelen masalar, masaların altında ise Marakeş’ten gelen devasa halılar var.

Arijiju'nun süiti.

Mahremiyete önem veren vizyoner otel sahibi Harvard’da hukuk okumuş, McKinsey & Company’de üst düzey poziyonlarda çalışmış ve şimdi de Johannesburg’da bir enerji firmasının CEO’su. Küçüklüğünden beri doğal alanların ve de hayvan türlerinin korunması konusunda çalışmak istemiş. Arijiju’nun bir yandan da gergedanların korunması için verdiği çaba buradan geliyor. Adını gizli tutan otel sahibinin Kenya’daki bu oteli inşa etmesinin en büyük nedenlerinden biri de şimdi Londra’da yaşayan çocuklarının kendisi gibi Afrika’yı deneyimleyebilmesiymiş. “Misafirlerin burayı statik bir safari kampından ziyade bir deneyim merkezi olarak kullanmasını istiyoruz” diye de ekliyor. Bu deneyimi sadece çocukları ile değil, yeni maceralar arayan başka insanlar ile de paylaşmak istiyor. Arijiju’ya geldiğinizde her gün 5 saatlik spa hizmeti sunulması de bu deneyimin bir parçası.

Arijiju safari aracı ile Borana'da bir öğleden sonra.

Conde Nast’ın Peter Browne’si sorusunda haklı. “Bu Afrika’nın en güzel evi olabilir mi? Arijiju aslanlardan çitalara, zürafalardan gergedanlara, vahşi doğanın tam ortasında 40 dönümlük bir arazi üzerine kurulu. Kenya Dağının eteklerinde yer alan bu ev sadece çok düşünülmüş bir mekan değil. Lüksten, hizmete, doğadan mimariye birçok disiplini çalışarak yeni bir deneyim yaratma misyonunu taşıyor. Ewas Nyiro Nehrinin yanında hazırlanan akşam yemeğinin fotoğrafını gördünüz değil mi?

Ewas Nyiro Nehri'nin yanında akşam yemeği.

Simyacılar hakkında söylenenleri biliriz, farklı alanlarda çalışırlar, çalışmalarının her zaman bilimsel bir dayanağı olmadığı söylenir. Arijiju’ya gelen güneş ışınlarının yönü belli bir bilimsel geçerlilik ifade ediyor mu bilemeyiz belki ama otelin varoluşuyla yarattığı duygu ve enerji kanıtlanabilir. Zevkler sübjektifse, simyacının yarattığı yeni bileşenlerin değeri de tartışılabilir olur mu o zaman? Arijiju size simyacıların yaratmasının mümkün olmadığı söylenilen altın değerinde bir macera sunacak.