Azzedine Alaïa, “Je Suis Couturier”

07 Mart 2018

İki ay önce aramızdan ayrılan moda dünyasının dev ismi Azzedine Alaïa, ölümsüz tasarımlarında yaşamaya devam ediyor.

"Elbiselerini kağıda çizmekten ziyade, bizzat canlı modellerinin üzerinde yaratan Alaïa’nın zaman içinde oluşturduğu silüet, daima kadın bedenini vurguladı."

Kariyerine doğduğu şehir Tunus’ta terzi olarak başlayan Azzedine Alaïa, 1957 yılında Paris’e taşındığında 20. yüzyılın moda mimarlarından biri olacağını bilmiyordu belki de. İlk olarak Christian Dior, Guy Laroche ve Thierry Mugler gibi büyük markalar için çalışan Alaïa, 1970’lerin sonlarında kendi atölyesini açarak köklü markasının temellerini attı.  

Elbiselerini kağıda çizmekten ziyade, bizzat canlı modellerinin üzerinde yaratan Alaïa’nın zaman içinde oluşturduğu silüet, daima kadın bedenini vurguladı. Alaïa’ya göre önemli olan kadınların elbise içinde rahat etmesiydi. Bir mimar gibi büyük özenle çalışan tasarımcı, bedenin her bir kıvrımını ustalıkla ön plana çıkarırken, olağanüstü beceresini inovatif materyallerle buluşturuyordu. Alaïa’nın moda üzerine geliştirdiği vizyon, artistik bakış açısıyla diğer tasarımcılardan büyük ölçüde ayrılıyordu. Kendi kelimeleriyle “zamansız, detaylar içinde kaybolmayan, süs ve abartı renklerden uzak” bir elbiseyi ortaya çıkarmak, yani en basit olanı tasarlamak daha zordu.  

Kendini bir moda tasarımcısından ziyade “desinatör” olarak konumlandıran Azzedine Alaïa, gelecek nesillere tasarımlarını aktarmak; moda, mimari ve fotoğraf arasında sağlam bir köprü kurmak üzere 2007 yılında Christoph von Weyhe ve Carla Sozzani ile the Azzedine Alaïa Association’ı kurdu. Tasarımcının vefatından iki ay sonra, Alaïa’nın geniş bir retrospektifi, the Azzedine Alaïa Association’ın ev sahipliğinde modaseverlerle buluştu.

Tasarımcının büyük bir hayranı ve aynı zamanda arkadaşı olan moda tarihçisi Olivier Saillard’ın küratörlüğünde, Azzedine Alaïa markasının dönüşümünü 41 parçalık koleksiyonla gözler önüne seren “Je Suis Coutirer”, London’s Design Museum’a taşınmadan önce 10 Haziran 2018’e kadar Paris’teki the Azzedine Alaïa Association’da görülebilir.