Bali Stilini New York’a taşıyan en şık Restoratör

24 Mart 2019

Eğer bu moda ayını çok iyi değerlendiren bir isim arayacak olursak oda büyük ihtimalle Ezra Williams olurdu.

Eğer ki bu moda ayını çok iyi değerlendiren biririni ararsak o  büyük ihtimalle Ezra Williams olurdu. 28 yaşındaki Endonezyalı girişimci New York moda haftasına şehir merkezinde restoran Wayan'ın ortakları, Cedric ve Ochi Vongerichten ile başladı. Williams testi boyunca Tom Ford, Chanel ve Balmain gibi gösterilerde ön sırada yer alırken en son trendleri (karma baskılar, erkekler için topuklu ayakkabılar ve aralarındaki üst omuz opoletleri üzerinde) takip etti. Çıkardığı koleksiyona baktığınız zaman herşey büyüleyici ve dört dörtlük görünüyor olabilir fakat onun moda tutkusu Jakarta’da küçük ve fakir bir evde başladı.


“Annem bir giyim mağazasına sahipti ve üç yaşımdayken onunla çalışmaya başladım” diyor Williams. “Bunlar moda ile ilk karşılaştığım zamanlardı - beş yaşımdayken annemin yeşil limonlu Versace giydiğini hala hatırlayabiliyorum ve şimdi bu 90'ların stilleri geri dönüyor!”. Avrupa'ya yaptığı seyahat gezilerinde annesine eşlik etmeye başladığı zaman, Williams, her şehirde modaya karşı olan merakını gidermeye ve oralardan ilham toplamaya başladı. 




Deneysel kıyafetlerin androjen seksiliği yansıttığı bir moda anlayışından yola çıkarak giyinmeyi seçti. Yurtdışındayken kristal süslemeli Saint Laurent üstleri ve ipek Givenchy bluzları giyiyordu fakat eve döndüğü zaman işler değişiyordu. Williams, modayı ise şu sözlerle ifade ediyor; ¨Moda bana özgürlük hissi veren bir ifade biçimi. Modanın ne olduğuna dair farklı görüşler her zaman var (Endonezya'da) çok daha tutucu, ancak sosyal medyada tüm işin rengi değişiyor.”


Williams her zaman bu kültürel değişimin ön saflarında yer aldı. Açık fikirleri ile kendi moda algısını biçimlendirdi ve yerel yeteneklere sahip çıkan platformlara destek verdi.  “Endonezya'nın zengin bir mirası var” diyor. “Doğu ve Hollanda etkilerinin karışımı, baharat sanatını, kültürünü ve modayı çok benzersiz kılıyor.”




Williams için ise mutfak ve moda birbirleri ile bağlantılı öğelerdir. “Nerede yediğiniz, ne giydiğiniz ve hatta nerede kaldığınız aynı paketin içindeki bir bütün” diyor. Wayan’ın karamelize edilmiş muzlu dondurması ile topuklu ayakkabılar arasında doğrudan bir ilişki olmayabilir, ama Williams için hepsi birbiriyle bağlantılı…


“Burada ki en büyük amacım Bali'yi New York'a getirmekti.” Diyor Williams. Farklı fütüristik yaklaşımları ve ikonik parçaları yeniden yorumlama şekli ile de bunda başarılı olmuş gibi gözüküyor. Bali’nin rustik yaklaşımı ile New York’un çağdaş yaklaşımı arasında bir köprü kurarak New York’ta melez bir moda kültürü yaratmayı başarmış.