Bienal’de Lokalize Venedik

17 Mart 2018

Ruga Vecchia üzerindeki Goppion Caffè, durup bir ya da birkaç kahve içeceğiniz o kafe olabilir.

"Bir aile kafesi olan Goppion Caffè, 1948 yılında Treviso’da Luigi Goppion tarafından açılmış ve hala daha ilk yerini koruyor."

Canlı bir Venedik kafesi olan Goppion Caffè, Venedik Bienali zamanı hem sığınacak lokal bir yer, hem de her şeyin göbeğinde.

Birçokları için kış Venedik’e gitmek için en iyi vakittir. Bazen son derece sislidir, bazen de yağmur yağar ve hatta sel bile olur. Ama aynı zamanda tüm bu tuhaf günlerin yanında masmavi bir gökyüzü ve güneş karşılar sizi. Üstelik bazı günler öyle şanslı olursunuz ki, suya doğru baktığınızda karşınızda kalabalık tur grupları ya da dev curise gemileri bile olmaz. Ve aynısı kafeler ve barlar için de geçerlidir...
Şehri özellikle Venedik Bienali zamanı gezecekseniz konaklamak için tüm bienal mekanlarına yakın olan Giardini Pubblici’deki Sant’Elena’yı tercih edebilirsiniz. Erkenden uyanıp kanalda bir tur atmak Rialto pazarının kokusunu solumak, taze balıklardan ve meyvelerden almak, makarna, şarküteri satan dükkanlarda gezmek harika bir fikir olabilir.

Etrafta dolanırken gündelik ritüellerinizden bir tanesi, pazardan Campo San Polo yönüne doğru giderken yol üstüne dizilmiş olan kahvecilerden birinde oturmak olmalı. Venedikliler arasında favori olan Ruga Vecchia üzerindeki Goppion Caffè, durup bir ya da birkaç kahve içeceğiniz o kafe olabilir.
Aydınlık ve davetkar iç mimarisi geleneksel, ama aynı zamanda da modern. Lokaller için yol üstü ve her zaman uğradıkları bir mekan olan kafede 10 civarı oturacak yer var ve bu yüzden mecburen de olsa geleneksel bir şekilde, barda oturur bulabiliyorsunuz kendinizi. Bir aile kafesi olan Goppion Caffè, 1948 yılında Treviso’da Luigi Goppion tarafından açılmış ve hala daha ilk yerini koruyor, kendi kahvelerini kavuruyor ve her gün harika hamur işi ürünler çıkıyor.