Bilim ve Sanatı bir araya getiren kağıt heykeller

18 Kasım 2019

İngiliz ve İrlanda asıllı sanatçı Rogan Brown yaptığı kağıttan heykellerle bilimi estetikle birleştirip sıra dışı hale getirerek izleyiciyle buluşturuyor.

Doğadan aldığı ilhamla heykellerini tasarlayan Brown, fosil, mercan, yosun gibi gözle görülen dokuların yanı sıra doğada bulunan ve yalnızca mikroskop altında veya bilim kitaplarında görebildiğimiz mikroorganizmaların karmaşık ama bir o kadar da güzel yapılarını çalışmalarında konu alıyor. Kağıttan üretilen bu heykeller tasarım aşamasından sonra büyük bir titizlikle neşter veya lazer kesim yolu ile detaylandırılıyor.

 



Brown’un çalışmaları bilimsel çizim ve modelleme tekniğini, bilim kurgu ve hayal dünyası ile buluşturuyor. Brown, kağıt gibi gündelik kullanılan bir malzemenin görsel olarak olağanüstü eserlere dönüştürülebilme süreciyle bilim alanında sürekli olarak yaşanan radikal ve hızlı değişimler arasında gördüğü paralelliğe bağlıyor. Kağıdın sanatçı için bir diğer önemi ise doğadaki kırılganlık ve dayanıklılık, güç ve incelik gibi ikilemleri temsil etmesi. 




Hayal ürünü, soyut bir çalışma gibi görünen eserler, küçük boyutlu eskizler olarak başlayıp, büyük çaplı ve detaylı çizimlere dönüştüyor ve kağıtların neşter veya makas yardımıyla kesilip kat kat yerleştirilmesiyle son formuna kavuşuyor. Büyük ölçekli işlerin her adımı haftalar sürebildiği gibi bu eserleri üretmek Brown’un aylarını alabiliyor. Büyüme ve çürüme gibi zamana bağlı olarak gelişen biyolojik süreçleri sanatının üretim süreci ile bağdaştıran sanatçı, kimi zamanlarda ise lazer kesim işleri ile makine gücünü ve kullandığı malzemenin sınırlarını zorluyor.  



 

Brown’un “Cytokinesis Variations” adını verdiği son serisi hücrenin mitoz bölünme sürecini ele alıyor. 11-17 Aralık 2019 tarihinde Londra’daki Sotheby’s’de teknoloji, bilim tarihi ve doğa bilimi başlıkları altında yapılacak sergi ve müzayede için yarattığı eserde, mitoz bölünme sürecinin en önemli ve son adımı olan sitoplazma bölünmesini temsil ediliyor. Brown doğanın çıplak gözle görülemeyen etkileyici formlarını kağıttan heykelleriyle görünür hale getirirken izleyiciyi doğada ve insan vücudumuzda bulunan mikroskobik formları incelemeye teşvik ediyor.