Bir BOTSWANA Seremonisi

20 Ekim 2016

Ülkenin muhteşem çölleri, delta yatakları ve büyüleyici doğal yaşamını deneyimlemeniz için bir rehber hazırladık.

Ülke Afrika’nın en geniş vahşi hayat alanlarından birine sahip ve safari turizmi de önemli bir gelir kaynağı.

2.2 milyon nüfuslu Botswana tarihsel olarak kıtanın geri kalanından daha az kolonize edilmiş ve kültürünün üzerinde bunun etkisi de tabii ki olumlu olmuş. Elmasın bulunmasının ekonomik olarak kazandırdığı özgürlük sayesinde de vatandaşlarına ücretsiz sağlık hizmeti ve eğitim sunmuş. Ülkenin şu anki Cumhurbaşkanı Ian Khama seçimle ülkenin yönetiminde ve bazı diğer Afrika’lı devlet adamlarına göre de çok mütevazı bir yaşam sürüyor.
Geçtiğimiz aylarda Amma Asante’nin “A United Kingdom” adlı filminin prömiyeri gerçekleşti. Film Botswana’nın ilk Cumhurbaşkanı ve eşinin aşk hikayesini merkezine alıyor ve Rosamund Pike'ı beyaz İngiliz eş rolünde izlenirken, David Oyelowo’yu da Cumhurbaşkanı olarak izliyoruz. Filmde beyaz sömürgeci topluluğun ve Afrikalı kadınların arasında kendini var etmeye çalışan bir kadının yaşamı anlatılıyor. Gerçek bir hikayeyi izlediğimiz bu filmin hemen ardından Botswana ve tarihi ile ilgili ilgi çekici yazılar paylaşılırken ülkede yalnızca üç adet sinema olduğu gerçeğine de dikkat çeken yorumlar yapıldı.

Bugün Afrika’nın en dengeli ve sabit ülkelerinden biri olan Botswana insan hakları geçmişi bakımından oldukça temiz, yolsuzluğun alıp başını gitmediği bir coğrafya. Ülke Afrika’nın en geniş vahşi hayat alanlarından birine sahip ve Safari turizmi de önemli bir gelir kaynağı.

Ülkenin muhteşem çöl, delta yatağı ve büyüleyici doğal yaşamını deneyimlemeniz için bir rehber hazırladık.


Okavango Deltası

Okavango Deltası Afrika’nın el değmemiş çok nadir bölgelerinden biri. Orta Afrika’nın sel suları 16,000 metrekareyi kaplayacak kadar fazla ve bölgeyi besleyen tek su kaynağı. Bu sular Okavango Deltası çevresinde etrafı palmiyelerle çevrili pek çok kanal, gölcük ve adacık oluşturuyor. Bu suların kıyısına çevredeki fil aileleri geliyor ve su ihtiyaçlarını karşılıyor. Diğer hayvan ve bitkilerin çeşitliliği de bölgenin genişliğiyle doğru orantılı. Burayı gezmek için ihtiyacınız olan şey yerlilerin mekoro adını verdiği ağaçtan bir kano. Kıyıdaki rehberler yolculukta karşılaşacaklarınıza dair sizi cesaretlendirecekler, arkanıza yaslanın ve hipopotamların bir görünüp bir yok olduğu suların keyfini çıkarın.

Chobe Milli Parkı ve Filleri

Chobe Milli Parkı Botswana’nın ilk milli parkı olma özelliğini taşıyor. 1968’de kurulan bu alan yaklaşık 12 km büyüklüğünde. Bataklıklar, ağaçlıklar ve taşkın yataklarıyla dolu. En çok filleriyle bilinen bölgede, 100,000 civarında fil olduğunu hemen hatırlatalım. Kuru sezonda (yani Mayıs’tan Eylül’e kadar olan dönemde) gidecek olursanız kıyıda onlarca su içmek, oyun oynamak ve yıkanmak için gelen fille karşılaşabilirsiniz. Dürbünlerinizi yanınıza almayı unutmayınız, çünkü bölgede görülmeye değer danslarıyla sizi etkileyecek pek çok kuş da göreceksiniz.

Size Özel Tasarlanmış Bir Tatil İmkanı

Botswana tahmin edilenin çok üstünde bir tatil deneyimi sunuyor. Turistik stratejilerini daha az fakat daha öz ziyaretçiye göre ayarlayan ülkenin en el değmemiş noktalarına gitmek için kendi destinasyon haritanızı çıkarmanızı öneriyoruz. Gittiğiniz yerlerde konaklamayı geleneksel fakat şık ve sade şekilde tasarlanmış ağaç evlerde sağlayabilirsiniz. Bu küçük evlerin çoğu ekolojik bilince sahip, geri dönüşüme uygun ve bölgenin doğasına zarar vermiyor, aksine onunla bütünleşiyor.
Lebala Kamp Alanı