Bruges Trienali 2018

11 Haziran 2018

Kartpostallara layık manzaraları, mükemmel şekilde korunmuş tarihi mimarisi ve su yolları ile ünlü şehir Bruges, son günlerde çağdaş yaratıcılık ve beklenmedik kentsel karşılaşmalara ev sahipliği yapıyor.

"15 sanatçı ve mimar, trienalin ana temasına, şehrin kanallarıyla tam anlamıyla bütünleşen ve kamusal alanlarda çok farklı biçimlerde izleyici ile temas eden enstalasyonlar ve heykeller aracılığıyla ziyaretçileri dönüşümü kucaklamaları hatta bu yaratıcı sürecin bir parçası olmaları yönünde zorlayarak, çok farklı şekillerde cevap veriyorlar."

Bruges Trienali’nin ikinci edisyonu, küreselleşmeyi ve kitle tüketimini teorileştiren Polonya asıllı İngiliz sosyolog ve filozof Zygmunt Bauman’ın, sürekli akışkanlık, istikrarsızlık ve geçiş durumunu belirten “Akışkan Şehir” kavramından yola çıkıyor ve şehri çağdaş sanat için bir cazibe merkezine dönüştürürken kentsel dönüşümleri inceliyor. Bauman, ‘akışkan şehir’in olumsuz bir çağrışım olmasının yanı sıra, insanlara sonsuz uyarlanabilirlik ve esneklikte koşullar sunduğuna da inanıyordu.

Selgascano Pavilyonu. Pembe, turuncu ve sarı şeffaf duvarlara sahip organik şekilli yapı, suya renk vermekte. Fotoğraf: Iwan Baan, 2018

15 sanatçı ve mimar, trienalin ana temasına, şehrin kanallarıyla tam anlamıyla bütünleşen ve kamusal alanlarda çok farklı biçimlerde izleyici ile temas eden enstalasyonlar ve heykeller aracılığıyla ziyaretçileri dönüşümü kucaklamaları hatta bu yaratıcı sürecin bir parçası olmaları yönünde zorlayarak, çok farklı şekillerde cevap veriyorlar.

Renato Nicolodi, Aceleron I, 2018. Adını Yunan mitolojisinden alan Acheron, “üzüntü nehri”ni sembolize etmekte. Efsanedeki nehir, ölenlerin Charon'un rehberliği altında buluşarak yer altına gittiği yoldur. Fotoğraf: Iwan Baan

Alman mimarlık firması Raumlabor'un projesi ‘House of Time’ ile, şehirin eski bir sanayi tesisi, gençlerin yardımıyla yavaş yavaş bir ağaç ev, bir sıcak su havuzu, bir açık bahçe ve öğrenme ve kolektif sorun çözme çalışmaları ve daha fazlası için çeşitli alanları içerek şekilde yeniden kurgulandı.
Peter Van Driessche, Infiniti²³, 2018. Dikey bir yaşam alanı olarak tasarlanan yapı, kutu formların yüksek yapılar elde etmek için üst üste yığıldığı savaş sonrası Japon mimari hareketi Metabolism'i hatırlatıyor. Fotoğraf: Iwan Baan

Trienal'in en ilginç sergilerinden biri ise şaşırtıcı bir şekilde bir enstelasyon ya da yapı değil; 14. yüzyıldan kalma yenilenmiş Poortersloge'da (Burghers 'Lodge) sergilenen bir araştırma parçası. Bu pavilyonda, Brüksel merkezli tasarım kolektifi Rotor’un ürettiği iş tamamen Çin’den buraya kadar gelen yengeçlerin yolculuğuna odaklanıyor. Videolar, gazete alıntıları, fotoğraflar, gemi modelleri ve hatta canlı yengeçlerin yardımıyla, yengeçlerin 20. yüzyılın başlarında Bruges kanalları da dahil olmak üzere Avrupa sularına Çin'den gemilerin balast suyu aracılığıyla nasıl geldiklerini ve bugün nasıl göründükleri keşfediliyor. Rotor'un kurucu ortağı Lionel Devliege, yengeçle ilgili “Bu dünyanın bir yerinde lezzetli olan bir şey, dünyanın diğer bölgelerinde ise istenmeyen bir şey” diyor. Böylece yeni türlerin yabancı bölgelere gelişi inceleniyor ve en önemlisi, belki isteyerek belki de tesadüfen bu kabuklular yardımıyla on yıllar boyunca sürmüş olan Asya korkusu ve yabancı düşmanlığına da dikkat çekmiş oluyorlar.
NLÉ, MFS III, 2018. Nijerya, Lagos'daki Makoko Yüzen Okul'un üçüncü prototipi olan yapı özellikle kıyı Afrika'nın kıyı şehirlerindeki kentleşme ve iklim değişikliğinin zorluklarına dikkat çekmek için geliştirilmiş. Yapı, 25 yıl dayanabilen, tamamen prefabrik, modüler, düz şekilli, yüzen bir bina sistemi olarak tasarlanmış Fotoğraf: Iwan Baan

Küratörlerden Till-Holger Borchert, trienal hakkında, Bruges kasabası için daha sürdürülebilir bir turizm biçimi oluşturma ve yaratıcı sektör işçileri için bir çekim alanı yaratma fırsatı olarak görüyor. Unesco Dünya Mirası Kenti olan ve düzenli aralıklarla gerçekleşen Avrupa turları vesilesi ile yaklaşık yedi milyon yıllık ziyaretçiyi ağırlayan küçük bir şehir için bu mantıklı hatta geç kalmış bir öneri bile olabilir.
Raumlabor, House of Time, 2018. Ringvaart kıyısında uzanan eski bir sanayi sitesinde, Alman firmaları Bolwerk ve Brugge(n) gençler ile çalışarak bu alanı değiştirdi. Fotoğraf: Iwan Baan

Ortaçağdan kalma bir taş köprünün üzerinden geçerken, uzun eğri formuyla karşınıza çıkan ABD'li sanatçı John Powers’in çelikten heykeli Corten’i, Polonyalı sanatçı Jarosław Kozakiewicz’in dar ve geometrik şekilli köprüsünü ya da İspanyol mimar ikili SelgasCano tarafından tasarlanan parlak turuncu ve kırmızı renklerdeki kıvrımlı yüzen bir pavyonu görebileceğiniz trienali 16 Eylül’e kadar ziyaret edebilirsiniz.