Buzdan Dağlar Altında Dalış

11 Kasım 2016

Güneş ışınlarının kızıllığını emen yosunların su üstünde yarattığı yeşil ışıltı ve buzların bembeyaz büyüsü kimileri için bu tehlikeye rağmen keşfetmeye değer…

"Suyla bir şekilde ilişki içinde olan herkes ondan kopuşun mümkün olmayacağının farkındadır. "

Düzenli olarak dalış yapın ya da yapmayın, sualtının büyüsüne aşinasınızdır. Suyun altına daldığınız an başka bir dünyaya geçiş yapar, karadaki telaşları unutursunuz. Zaman algınız değişir, her şey daha büyülü, daha gerçeküstü, daha yavaş olur. Sualtıyla bir kez tanışıldığında da belli aralıklarla geri dönmek artık bir ihtiyaç, bir zorunluluk haline gelir. Dalış, geleneksel olarak yazın yapıldığına inanılan bir aktivitedir çoğunlukla. Dalışı mevsimsel olarak sınırlandırmayı imkansız bulanlar, Kanada, Baffin Adası ve St. Lawrence Nehri; Alaska; Rusya, Baykal Nehri; Hudson Nehri, New York gibi dünyanın farklı lokasyonlarında bu tutkuyu 4 mevsim yaşıyorlar.

“Risklerin tabii ki farkındayım, ama bu benim umurumda değil” diyen Fransız serbest dalışçı Chloé Villaume Finlandiya’daki dalışını sinirlerine hasar vermeden yapması için yalnızca 3 dakikası olacağına dair doktorlar tarafından uyarılmıştı. 2 derecede yalnızca bikiniyle yaptığı bu dalışta bayılmak ihtimaller dahilindeydi. Fakat her şey bittiğinde onu etkisi altına alan adrenalin Villaume için bu dalışı alınmaya değer bir riske dönüştürmüştü.
Suyla bir şekilde ilişki içinde olan herkes ondan kopuşun mümkün olmayacağının farkındadır. Deniz dinlendirici, umut verici, ferahlatıcı olduğu kadar uçsuz bucaksız, bilinmez, öngörülemez ve tehlikelidir de. Bu nedenle dalmak zaman zaman denizin üstünde olmaktan daha tatminkar bir duygu olabilir birçok insan için. Ona daha fazla dahil olduğunu hissetmenin bir yoludur suyun içinde olmak. O bilinmezlik uzaktan bakıldığında klostrofobik hisler uyandırabilir, karşınıza çıkacağını düşündüğünüz karanlık ürkütebilir sizi. Bu hisleri bir de sizi bekleyen dondurucu soğukla birleştirdiğinizde doğaya meydan okumanın verdiği keyifle aynı zamanda ona dahil olmanın hazzı muhteşem bir deneyime dönüşebilir bir anda. Korkacağınızı düşündüğünüz karanlık ise buzların arasından sızan bambaşka bir güneş ışığı deneyimi yaşamanızı sağlamanın bir yolu oluverir.

Buz kütlelerinin altında yüzmek tabii ki muhteşem bir deneyim, ama böyle bir heyecana iyi bir eğitim ve yüksek bir bilinç düzeyi eşlik etmeli. Farkına dahi varmadan güçlü bir rüzgar, sizi suyla birleştiren o deliği sizden çok uzağa sürükleyebilir. Hiç istenmeyen bu durumla karşılaşılırsa uzmanlardan gelen uyarı, buz tabakalarını itmeye çalışarak ilerlemek. Bir başka tehlike de altında yüzdüğünüz buzdağlarının çökme tehlikesi. Nerede yüzdüğünüze bağlı olarak da bu tehlike artabiliyor. Dalıştan önce buzdağlarının özelliği detaylı bir biçimde analiz edilmeli.

Kırık buzlar arasında dalış yapmak, doğaya insan bedeniyle meydan okunan her aktivite gibi karşı koyulamaz çekicilikte ve tehlikeli. Güneş ışınlarının kızıllığını emen yosunların su üstünde yarattığı  yeşil ışıltı ve buzların bembeyaz büyüsü ise kimileri için bu tehlikeye rağmen keşfetmeye değer…