Cesur Bir Sanatçının Portresi: David Hockney

04 Şubat 2021

1960’ların Pop Art akımına yaptığı önemli katkılarıyla da bilinen ressam, tasarımcı, baskı sanatçısı, sahne tasarımcısı ve fotoğrafçı günümüzde hala sanatını icra etmeye ve işlerini sergilemeye devam ediyor. 83 yaşındaki İngiliz ressamın sanatsal pratiğinin öyküsünü dört eserini inceleyerek takip etmek mümkün.


Los Angeles’ta bulunan yüzme havuzlarını hayat dolu resmedişiyle tanınan David Hockney, 20. yüzyılın en etkili sanatçılarından biri olarak kabul ediliyor. 1960’ların Pop Art akımına yaptığı önemli katkılarıyla da bilinen ressam, tasarımcı, baskı sanatçısı, sahne tasarımcısı ve fotoğrafçısı, günümüzde hala sanatını icra etmeye ve işlerini sergilemeye devam ediyor. Soyut figür işlerinden kolaj çalışmalarına uzanan kariyerini betimlemek için “dinamizm” kelimesini kullanmak oldukça mümkün: Hockney’nin sanat tarzı hiç durmadan evrimleşmeye devam etmekte. 

83 yaşındaki İngiliz ressamın sanatsal pratiğinin öyküsünü dört eserini inceleyerek takip etmek mümkün.


A Bigger Splash, Hockney’nin 1967 yılında University of California, Berkeley’de öğrencilik yaptığı esnada resmettiği eserlerinden biri. Los Angeles’ın yüzme havuzlarını canlı şekilde ele alışının örneklerinden olan Splash, o zamanlar nispeten yeni bir sanatsal araç olarak kabul edilen akrilik boya kullanılarak hayata getirilmiş.



Hockney’nin 1960’ların sonlarına ait portre çalışmalarından olan American Collectors (Fred and Marcia Weisman), o dönemin Amerikan hayatına göz atmamıza imkan veriyor. 1968 yılına ait çalışma, sanatçının Fred ve Marcia Weisman adlı arkadaşlarını Los Angeles’taki evlerinin önünde resmediyor.



Sanatçının kariyerindeki en ikonik yapıtlarından Portrait of an Artist (İki Figürlü Havuz) eserinin hikayesi, sanatçının stüdyo katındaki iki fotoğrafın tesadüfen yan yana gelmesinden esinlenmesiyle başlıyor. Hockney’nin sözleriyle: "Fotoğraflardan biri su altında yüzen bir figürdü ve bu nedenle oldukça çarpıtılmıştı ... diğeri ise yerde bir şeye bakan bir çocuktu. Farklı tarzlarda iki figür boyama fikri o kadar çekici geldi ki hemen resme başladım." Hockney, eserini 18 günde hiç durmadan çalışarak tamamlamıştı.


Büyük Kanyon’un heybetli görünüşünden ilham alan sanatçı, doğal harikayı 1982 yılında fotoğraflamaya başladı. Hockney, 1998’de tamamladığı A Bigger Grand Canyon adlı eserinde yansıttığı hayranlığını şu cümlelerde ifade etmiş: “Büyük Kanyon'un kenarında durmanın verdiği heyecanın uzaysal hissettirdiği şüphesiz. Bir uçtan bakılınabilecek en büyük alan.”