CHARVET Mirası

26 Ocak 2017

Tarihi boyunca prensleri, devlet başkanlarını, moda tasarımcılarını ve sanatçıları giydiren marka büyük bir zanaat geçmişine ve bilincine sahip.

1838 yılında Joseph-Christophe Charvet dünyanın ilk gömlek mağazasını Paris’te açtığında o kadar kısa sürede tanındı ki, başarısının ülkenin dışına taşması an meselesi oldu.

Çok az marka modanın gidişatına net bir şekilde yön verdiğini iddia edebilir. Moda akımları çoğunlukla adım adım gelir, geçişleri çok ani olmaz ve yeni bir trendin evrim süreci takip edilebilir. Fransız gömlek markası Charvet bu genellemenin dışında kalan çok az markadan bir tanesi. Tarihi boyunca prensleri, devlet başkanlarını, moda tasarımcılarını ve sanatçıları giydiren marka büyük bir zanaat geçmişine ve bilincine sahip. Kumaşının kalitesi, dokusu geleneksel şekliyle belki de olabilecek en saf ve en nötr haliyle markanın imzası olan beyaz renkte baskın bir şekilde hissedilse de başta beyazdan sonraki en popüleri mavi ve tonları olmak üzere birçok başka renkte de hayranlık yaratacak kadar kusursuz bir çizgiye sahip.

1838 yılında Joseph-Christophe Charvet dünyanın ilk gömlek mağazasını Paris’te açtığında o kadar kısa sürede tanındı ki, başarısının ülkenin dışına taşması an meselesi oldu. Babası Jean-Pierre, Napolyon’un dolabının küratörü olarak tanındığı göreviyle, imparatorun giyimiyle ilgili olan her şeyin sorumlusuydu ve genetik kodlarına bu estetik algı işlemiş olan Charvet daha sonra Charles de Gaulle, Winston Churchill, Yves Saint Laurent, Baudelaire, John Kennedy gibi birçok ismi giydirdi.

1965 yılında Charvet ailesi markayı sattığında, yeni sahiplerinin önünde büyük bir mücadele, omuzlarında ciddi bir yük vardı. Bu kadar büyük bir mirasa sahip Charvet’yi devam ettirmek için onu çok iyi tanımak gerekiyordu. Zaten Colban ailesi de markanın ana tedarikçisi olduğu için bu geçiş başarılı oldu.

Markanın bugünkü dinamizmine, hitap ettiği kitlenin profiline bakıldığında bunun doğruluğunu görüyoruz. Zaten elegan sözcüğünün tanımı olarak görülen marka bugün erkekler kadar kadınların da tercih ettiği, kendini içinde özel ve rahat hissettiği bir arzu nesnesi haline geldi ve Giovanna Battaglia, Charlotte Gainsbourg ve Sofia Coppola gibi stilleriyle öncü isimlerin de takip ettiği bir çizgiye sahip oldu. Markanın kreatif Direktörü Anne-Marie Colban ile olan yakın ilişkisini kendini hiçbir zaman detaylı anlatmasına bile gerek duymayışının üstüne basarak anlatıyor Coppola. Onun kusursuz zevki ve markayı sahiplenişindeki mükemmelliyetçi tavır Coppola’yla aynı dili konuştuklarının bir göstergesi olunca, yönetmenin zaman zaman ne giyeceğini bir an bile düşünmeden hareket edecek kadar ona güvenmesine neden olmuş.

Dünyanın ilk gömlek mağazası bugün Paris Place Vendôme’daki yerinde üç ayrı kata bölünmüş durumda. En alt kattaki bölüm kravat, şal gibi ipek aksesuarlara ayrılmış. Her birinin renk skalası görsel olarak mağazanın iç bölümünü daha da çekici hale getiriyor. İlk katta kadın gömlek bölümü var. En üst kat ise erkeklere ve iç giyim bölümüne ayrılmış. Markanın neredeyse her müşteriden sorumlu olan bir uzmanı var ve müşterilerin çoğu markanın müdavimi. Charvet’nin bir kataloğu yok. Çünkü A müşterisi ve B müşterisi birbirinden tamamen farklı iki karakter ve onları ortak bir noktada buluşturmaya çalışmak Charvet’ye göre değil.

Sofia Coppola Charvet gömleğiyle, Anne-Marie Colban ve babası Joseph-Christophe Colban, John F. Kennedy Charvet gömleği ve Jacqueline Kennedy ile, Robert de Montesquiou Charvet gömleğiyle.