Desert X AlUla’ya geliyor

25 Ekim 2019

Coachella Vadisi’ne mekâna özgü dev heykeller getiren Desert X, yeni edisyonuyla Suudi Arabistan’a uzanıyor.

Coachella Vadisi’ni son yıllarda oldukça popülerleşen dans ve müzik festivali ile tanıyoruz. Palm Springs yakınlarındaki bu lokasyonun popülerliğinden faydalanan başka bir organizasyon, Desert X de çölün ortasında kurguladığı büyük boyutlu yerleştirmelerden oluşan sergiyle 2017den beri sanat dünyasında epey ses getirdi.

Desert X, ilk senesinde Doug Aitken, Rob Pruitt, Richard Prince gibi banko isimlerin yanı sıra aynalardan oluşan çemberiyle Philip K. Smith, optik illüzyonlu duvarıyla Claudia Comte ve sığınak görevi gören dev bir kanalizasyon borusunun içine sakladığı JFK heykeli ile Will Boone gibi yeni parlayan yıldızlara da yer vermişti. 9 Şubat’tan 21 Nisan’a kadar izlenebilen bu seneki edisyonda ise Jenny Holzer, Iman Issa, Superflex, Julian Hoeber gibi isimlerin etkileyici işlerini içeriyordu.



Sanatsal direktörlüğünü Frieze sanat fuarlarını kuran ekibin içinde yer alan on Neville Wakefield’ın yaptığı bienal 2020’de sürpriz bir kararla Suudi Arabistan’ın Al Ula bölgesinde karşımıza çıkacak. 31 Ocak - 7 Mart tarihlerinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan çölün bu bölgesinde gerçekleşecek olan serginin küratörleri arasında Raneem Farsi ve Aya Alireza bulunuyor.

Desert X AlUla, 2018’den beri düzenlenen Tantora müzik festivaliyle aynı tarihlere denk geliyor. Yalnızca birkaç hafta önce tarihinde ilk kez turizm vizesi vermeye başlayan Suudi Arabistan, Prens Muhammed bin Selman’ın reform dalgasıyla yaşadığı değişimlere bu bienal ile bir yenisini ekliyor.

Liste tam olarak kesinleşmemiş olsa da sergiye katılacak sanatçılar arasında hem Ortadoğu’dan hem ABD ve Avrupa’dan isimler geçiyor. Los Angeles’lı Lita Albuquerque ve Sherin Guirguis, Suudi Manal AlDowayan, Zahra AlGhamdi bu imzalar arasında. Sanatçıların ülkenin politik duruşu ve sansür ihtimali üzerinde durduğu bir gerçek fakat direktör Wakefield, bu bienalin bir ülkenin politik ajandasının parçası olmaktan öte, dünyanın neresinde olursa olsun sanata arka plan olarak yakışan çöllerin birleştirici özelliğini vurguladığını belirtiyor.