Doğaya Geri Dönen Lüks Sanat

13 Mart 2018

Kabul görüşünün üzerinden 100 yıl geçtikten sonra asamblaj şimdi, koleksiyonu yapılabilir ve üretilebilir bir tasarım anlayışı haline geliyor.

"Onlar için materyaller, yazarını bekleyen bir karakter gibi, dolayısıyla yaratım süreci hep çok heyecan verici."

Asamblaj terimi ilk defa Jean Dubuffet tarafından 1953'te doğal veya hazır malzemelerin parçalarından oluşturulan sanat eserlerini tanımlamak için kullanılıyor. Ama asamblajın kredisini, kübist dönemde 3 boyutlu işleriyle Pablo Picasso alıyor. Belki de en belirgin örneklerden biri, tahta ve ucuz masa örtüsü püsküllerinden yarattığı ‘Still Life 1914’. Ve yıllar içinde aslında birbirinden son derece farklı olan bir takım sanatçılar; Georges Braque, Marcel Duchamp, Robert Rauschenberg, Tracey Emin ve Ai Weiwei, bu akımı takip ediyor.

Kabul görüşünün üzerinden 100 yıl geçtikten sonra asamblaj şimdi, koleksiyonu yapılabilir ve üretilebilir bir tasarım anlayışı haline geliyor. Asamblajı ilk kullanan sanatçılar malzeme olarak, buldukları objeleri, efemeraları ve pahalı olmayan bir takım parçaları kullanıyorlardı. Bugün ise sanatçı/tasarımcılar, hem var olan objeleri kullanıyor, hem de kendileri eklemeler yaparak, güzellik algısını değiştiren yapıtlar ortaya çıkarıyorlar.

Humberto ve Fernando Campana’nın Estudio Campana tasarım stüdyosu, çam ve tik gibi ağaç parçalarından sandalyeler, renkli pamuk roblar, kuzu derisi yastıklar ve yumuşak deriden oyuncaklar yaratıyorlar. Onlar için materyaller, yazarını bekleyen bir karakter gibi, dolayısıyla yaratım süreci hep çok heyecan verici. Ellerindeki malzemelerden onlar da en başta ne çıkacağını bilmiyorlar; bir lamba mı, bir masa mı yoksa bir vazo mu? Ortaya çıkan objeler ilk başta izleyenin gözüne sıradan bir araya getirilmiş gibi görünse de aslında uzun bir proje sürecinin ardından ortaya çıkıyor.

Estudio Campana’nın, Christmas’tan önce New York’taki Friedman Benda’da gerçekleşen Hybridism isimli son sergilerinde iki kardeş, bronz, demir ve alüminyum başta olmak üzere, dallar ve hayvan figürleri de kullanıyor ve sınırlı sayıda üretilen çok özel parçalar ortaya çıkarıyorlar.



Estudio Campana

Gündelik objelerden yenilerini yaratan bir başka isim de, Stuart Haygarth. Haygarth’ın kumsaldan toplanmış plastikler başta olmak üzere başı boş parçalardan yarattığı imzası niteliğindeki mumlukları başka tasarımcılara da ilham kaynağı oluyor. Uzun yıllardır Londra’da kırık araba aynaları toplayan Haygarth, bunun aslında hayatımızı ne kadar hızlı yaşadığımızın mükemmel bir aynası olduğunu dile getiriyor. Önemli olanın doğru parçaları toplayıp onları doru bir şekilde bir araya getirmek olduğunu vurguluyor.

Stuart Haygarth

Sanatçı Rowan Mersh deniz kabuklarından muazzam heykelimsi formlar yaratıyor, heykeltraş arkadaşı Nathan Pass’ın yardımıyla. 2016 yılında Asabikeshiinh isimli ekranı, Gallery Fumi’nin standında Miami Art Basel’de sergileniyor. Onun gibi ‘eco-glam’ çalışan bir başka isimse, tasarımcı Dio Davies. Davies, ilham kaynakları olarak Damien Hirst, Jeff Koons ve Mauro Perucchetti’nin isimlerini veriyor.

Rowan Mersh

Valeria Nascimento’nun neredeyse 5000 yapraktan oluşan, Somerset House’da asılı olan porselen işindeki her bir yaprağı tek tek elinde yaratıyor. Mimarlık okuyan, ilham kaynağı olarak Roberto Burle Marx ve Oscar Niemeyer’i örnek alan Nascimento, diğer sanatçı/tasarımcıların aksine, doğadan farklı şekilde alıyor ve doğayı bir mimari form öğesi olarak kullanıyor.

Valeria Nascimento

Haberdashery