Dubai Marina’da Bulgari Dokunuşu

24 Mayıs 2018

Lüks bir mücevher markası, yüksek yaşam standardıyla ilgili çok şey biliyor olabilir. Konfor yaratmak konusunda şüpheye mahal vermeyen Bulgari, Jumeirah Bay adasını bir Akdeniz şehrine çeviriyor.

"Otelin mimarisindeki Avrupalı yaklaşım, Dubai’nin binalar arasında yürüyüşe izin vermeyen yapısını kırıyor. Dolayısıyla bir şekilde Akdenizli bir hava yakalanıyor ve misafirler kumsaldan çıkıp, otelin içinde ‘dolaşarak’ hareket edebiliyorlar."

İtalyan mücevher markası Bulgari, lüks severlerin ne istediğini ve hatta tam olarak nasıl yaşamak istediklerini çok biliyor ve bu sebeple 2004 yılında otel sektörüne giriyor. Milano, Londra ve Bali’deki otelleriyle de, sadece mücevherde değil, genel olarak lüks yaşam standartlarının ne demek olduğunu çok iyi anladığını göstermiş oluyor. Geçen Aralık ayında açılan Bulgari Resort Dubai, bu koleksiyonun son değerli taşı ve lüks seyahat düşkünlerinin popüler adresi.

Özel rezidansları, villaları ve evlerinin hemen bitişiğindeki marinalarına bağlı bekleyen yatlarıyla Bulgari Resort Dubai, şehrin en pahalı unvanını hala daha elinde tutuyor. Resort, büyüleyici güzellikteki Jumeirah Bay adasında yer alıyor ve şehir merkezine köprü üzerinden 10 dakikalık ulaşım mesafesinde. Adada olması sebebiyle zaten, şehirdeki göğü delen otellerden çok ayrı bir yerde duruyor haliyle. Kısa boylu ama çarpıcı mimarisiyle sadece dört kata yerleşen 101 odalı ve süitli otel, mimar Antonio Citterio Patricia Viel firmasının elinden çıkıyor.

Mimaride yakaladıkları Avrupalı yaklaşım, Dubai’nin binalar arasında yürüyüşe izin vermeyen yapısını kırmak. Dolayısıyla yarattıkları mekan, bir şekilde Akdenizli bir hava yakalıyor ve misafirler kumsaldan çıkıp, mekan içinde istedikleri gibi yürüyerek ve ‘dolaşarak’ hareket edebiliyorlar. Yat kulübü, İtalya’daki dip dibe ve sıcacık, samimi marinaları hatırlatıyor. İtalyanlar için çok önemli olan, sahilde yemek yerken marinaya girip çıkan yelkenlileri ve tekneleri izleme ritüelini, Dubai’ye Bulgari Resort Hotel marinasıyla taşıyorlar. İtalyan şef Niko Romito’nun Il Ristorante’si de marinaya bakıyor tabii.

Şehrin en pahalı otelinin spa’sı da onun kadar lüks olmalı. Gerçek altından mozaik fayanslar, yeşil oniks ve Afyon mermerinden dekore edilmiş havuzu, geleneksel hamamı ve rahatlama bölümleriyle sahici bir deneyim yaşatmak üzerine kurgulanmış.