Edvard Munch’ın “The Scream” Adlı Eserinin Arkasındaki Hikâyeyi Dinleyin.

16 Nisan 2019

O, çocukları ve ailesi olmayan yalnız bir adamdı ve dünya ile olan tek bağlantısı resim yapmaktı...

Norveçli yazar Knausgaard yeni çıkaracağı kitabı “So Much Longing in So Little Space”te ünlü ressam Edvard Munch’ın köyde geçen hayatını ve biyografik öyküsünü ele alıyor.

 

Karl Ove Knausgaard’ın altı ciltlik çalışmasını oluşturan binlerce sayfayı okuyan herkes, Norveçli yazarın ne kadar üretken bir kişilik olduğunu tahmin edebilir. Bu yoğunluğunun arasında yine de Norveçin en ünlü ressamlarından biri olan Edvard Munch’la ilgili kitap yazma konusunda kendine belli bir zaman dilimi ayırdı. 



 

Knausgaard, Oslonun Munch Müzesi’nde geçen hafta İngilizce olarak yayınlanan kitabı “So Much Longing in So Little Space” ile ilgili bir belgesel yönetmeye karar verdiğini söyledi. 1863-1944 yılları arasında yaşayan Munch, en çok pop kültür parodilerine ilham verecek kadar ünlü bir sanat eseri olan The Scream'in ressamı olarak biliniyor. 

 

Fakat Knausgaard, hiç evlenmemiş ve yaşamı boyunca şu ankine yakın bir şöhret elde edemeyen, yalnız bir adam olan Munch'ın gizli kalmış taraflarını ortaya çıkarmak istiyor. Ressam bazı yönleriyle Karl Ove Knausgaard’ın fikirleri ile tezatlık oluşturacak şekilde bir düşünce yapısı benimsemiş olsa da Knausgaard, Munch ile bazı ortak yanları olduğunu keşfetti. “So Much Longing in So Little Space” Munch’ın iç dünyasının ve doğal olarak kendi yaşamının bir açıklaması niteliğinde.

 

Amerika’ya son yaptığı gezisi sırasında yaptığı konuşmada Knausgaard, hayatı zor olan ressamlara olan sevgisinden, görsel sanatların yazarlara neler öğretebileceği konusundaki düşüncelerine ve modernistlerin çalkantılı zamanlarına kadar birçok konudan bahsediyor.



Knausgaard, Munch’ın tabloyu çizerken ise kendi kaygılarından ilham aldığını düşünüyor. Tablo, kırılgan ve insanların somut kaygılarla dolu olduğu dünyaya karşı bir isyan hareketini temsil ediyor. Norveç'te Munch büyük bir sanatçı olarak biliniyor ve onun hakkındaki efsaneler her yere yayılmış vaziyette. Norveçli yazar bu yüzden Munch hakkında bir kitap ve belgesel üretmeye karar vermiş. İnsanların onu tam anlamıyla anlaması ve düşüncelerini benimseyebilmesi için…

 

Edvard Munch çok küçükken annesini ve kız kardeşini kaybetti. Bu kayıp ona belli bir tanım yükledi mi? Çizdiği şeyi neden yaptığını, dünyaya duyduğu güvenini neden kaybettiğini söylemek kolay belki de. O, çocukları ve ailesi olmayan yalnız bir adamdı ve dünya ile olan tek bağlantısı resim yapmaktı...