Fas'ın Büyülü Kızıl Şehri Marakeş

12 Ekim 2018

Özlem Avcıoğlu, kendi Marakeş'ini A Journal için yazdı. Fas’ın egzotik şehrinin rengarenk detaylarında kaybolmak için yazıya devam edin.

"Marakeş’in en ünlü oteli, Endülüs mimarisinden de izler taşıyan La Mamounia, şehir merkezinde olmak isteyenler için en iyi seçenek. Kalmasanız da yolunuz öğle veya akşam yemeği için bir şekilde buraya düşüyor."

Fas dendiğinde aklımıza gelen ilk şehir, toprağın renginden dolayı nerdeyse tamamı kızıl olan Marakeş, Fas’ın egzotik şehri. Eskiyle yeninin birbiriyle çarpışmasını ve birbirine karışmasını en iyi şekilde gözlemleyebileceğiniz Marakeş, toprak tonlarına inat rengarenk renkleri ile de başınızı döndüren bir rüya ülkesi sanki.

Marakeş, yürüyerek keşfedebileceğiniz, görülecek yerlerin birbirine yakın mesafelerde olduğu oldukça toplu bir şehir. Surların içindeki eski şehir ‘Medina’ ve ‘Yeni Şehir’ olarak ikiye ayrılmış. Medina, tarihi yapılarla ve pazarlarla doluyken, yeni şehir modern binalar, dükkanlar ve malikanelerle dolu.

Marakeş alışveriş yapmayı sevenler için bir pazarlık cenneti. Şehrin kültürünü yaşamak isteyenler kendilerini Medina’nın sokaklarına ve karmaşasına bırakabilir.

Marakeş’in eski kenti Medina’nın çarşıları (Medina Souks), turistlerin en çok ziyaret ettiği noktalardan birisi. Renklerin, kokuların ve seslerin birbirine karıştığı çarşı sokaklarında kaybolmak lazım.

Alışveriş meraklıları, ayakkabı çarşısı, halı çarşısı, deri çarşısı ya da baharat ve parfüm çarşısını gezerek sıkı bir pazarlığa girişebilir. Souk’lar içinde yer alan Nomad restoranı ve özellikle de terası öğle yemeği için en ideal yer.

Medina’da tüm yolların çıktığı Jemaa el Fna Meydanı Marakeş’te hayatın aktığı merkez. Bu meydanda her gün bir araya gelen sayısız yiyecek içecek stantlarına, hediyelik biblo satıcılarına, yılan oynatıcılarına rastlıyorsunuz, hem de günün her saatinde kalabalıktan bunalanlar meydanın çevresindeki onlarca teras kafe ve restorandan birine çıkıp, karmaşayı yukarından da izleyebilir…

Marakeş’te beni en büyüleyen yer Jardin Majorelle bahçesi oldu. Çeşit çeşit kaktüsler, palmiye ağaçları ve ufak havuzların yer aldığı bu tropik bahçe, Fransız ressam Jacquas Majorelle’in eseri. Marakeş’e yerleşen ressam, stüdyosunun da bulunduğu evinin etrafında bu bahçeyi oluşturmuş. Ressam, Fas hayatını anlatan eserleri ve tablolarında kullandığı Majorelle mavisi denen elektrik mavi renk ile ünlenmiş. Majorelle’in 1962 yılında hayatını kaybetmesinin ardından bahçelerin de bulunduğu mülkü bu kez de Fransız modacı Yves Saint Laurent satın almış ve bahçeleri yeniden dizayn etmiş. Laurent burayı o kadar sevmiş ki, 2008 yılında öldükten sonra külleri bu bahçeye savrulmuş.


Jardin Majorelle

“Marakeş bana rengi öğretti, Marakeş’ten önce herşey siyahtı.” diyen Yves Saint Laurent’in müzesi de hemen Jardin Majorelle’in yanında geçtiğimiz kasım ayında açıldı.

Couture koleksiyonundan çizimlerine kadar ünlü tasarımcının 40 senelik kariyerini sergileyen Musée Yves Saint Laurent’ın özel parçalarından biri Saint Laurent’in Marakeş’te keşfettiği rengarenk kumaşlar. Marakeş ilhamlı 50 parça müzenin temel koleksiyonunu oluşturuyor. Saint Laurent’in ünlü sözlerinin yer aldığı duvarlarda aynı zamanda geçmiş defilelerin videoları yansıtılıyor. Müzenin çevresindeki sokaklarda çağdaş tasarım dükkanları bulunuyor.

Yves Saint Laurent Müzesi

Konaklamaya gelirsek benim önerim, şehrin keşmekeşinden uzak yeni açılan Mandarin Oriental Marrakech, toprak rengi tonları, dev havuzu, bahçesi, kendine ait havuzlu villaları ile şehrin en iyi oteli. İçinde açılan Hakkasan Ling Ling ise Marakeş’in fazla turistik yeme içme hayatına yeni ve lezzetli bir soluk getirecek.

Mandarin Oriental Marrakech

Yine şehrin dışında bulunan Aman grubunun yenilenen oteli Amanjena konaklamak için en iyi seçeneklerden biri.


Amanjena

Marakeş’in en ünlü oteli, Endülüs mimarisinden de izler taşıyan La Mamounia, şehir merkezinde olmak isteyenler için en iyi seçenek. Kalmasanız da yolunuz öğle veya akşam yemeği için bir şekilde buraya düşüyor. Ancak oteli ben restore edilmeden önceki halinden çok şey kaybetmiş buldum. Gireni çıkanı fazla olan, çok turistik, servisi aksayan, yemekleri vasat bir otel haline dönüşmüş. Yine de barı akşamüstleri için en iyi seçenek.

La Mamounia

Son yıllarda oldukça adından ve renkli, kendine has odalarından söz ettiren El Fenn şehrin en güzel ve ünlü riad’ı. Altındaki kafesi ve tasarım dükkanı, terasında bulunan lokantası mutlaka ziyaret edilmeli ve bir öğle ya da akşam yemeği bu lokantada yenmeli.

El Fenn

11 sene önce gittiğimde beni kendine hayran bırakan şehrin en ünlü lokantası Dar Yacout, bulunduğu ortası havuzlu tarihi villası ve iç dekorasyonu ile beni yine büyülese de son derece turistik olmuş, lezzetsiz yemekleri ve kötü servisi ile tam bir hayal kırıklığı yaşattı doğrusu… Yemek için diğer seçenekler ise yine turistik olan Comptoir Darna ve en iyi Fas yemeklerini yiyebileceğiniz Al Fassia.