Fotojenik ve İyileştirici

07 Temmuz 2018

İzlanda’daki Blue Lagoon otelinin tüm odaları suit. Onu çarpıcı kılan tek özelliği bu değil. Spası, tedavi edici suları, bir fısıltı gibi sizi çağırıyor.

"Mucizeleri güzelliğiyle yarışan lagünün olduğu bölgede hızla gelişen turizmin son harikası The Retreat Blue Lagoon Hotel, ultra lüks, her odası süit, spası ve restoranıyla çarpıcı bir çekim merkezi."

Blue Lagoon, İzlanda’nın Reykjanes bölgesindeki Grindavík köyünde bulunan jeotermal özellikte bir kaplıca aslında. Ülkenin turistik açıdan en fazla rağbet gören yeri olan bu mavi göl, son 10 yıl içinde dünya tarafından tercih edilen bir şifa merkezi haline geliyor. Silis ve sülfür bakımından zengin olan kaplıcanın sıcaklığı, yıl boyunca ortalama 37-39 derece arasında değişiyor. Bu tür sular bir çok deri hastalığına iyi geldiği için, özellikle sedef hastalığına sahip kişiler tarafından tercih ediliyor Blue Lagoon. Diğer adıyla Mavi lagün, bir jeotermal enerji santrali olan “Svartsengi” tarafından besleniyor ve lagüne her 2 günde bir su takviyesi yapılıyor. Ve bu santral yardımıyla, lav akıntılarına oldukça yakın olan sıcak su kaynağı, elektrik üretiminde kullanılıyor.



Mucizeleri güzelliğiyle yarışan lagünün olduğu bölgede hızla gelişen turizmin son harikası The Retreat Blue Lagoon Hotel, ultra lüks, her odası süit, spası ve restoranıyla çarpıcı bir çekim merkezi. Otelin 62 süitinin üçünde teras bulunuyor. Bu teraslar direkt olarak lagünün sülfür ve silis zengini suyuyla direkt olarak bağlantılı. Retreat Spa, 800 yaşındaki lava akıntılarının sonucunda ortaya çıkmış bir kütlenin içine inşa edilmiş. Buhar odaları, kayaların içine oyulmuş banyo zindanlarından oluşuyor. Yani bu da demek oluyor ki, bir sonraki ‘şifa’ durağınız, The Retreat Blue Lagoon Hotel.