Gabriela Hearst liderliğindeki Yeni Chloé

04 Mart 2021

Gabriela Hearst, Chloé’deki ilk koleksiyonunu Paris sokaklarına yayılan mükemmel bir şov ile tanıttı. Ancak, yeni Chloé’nin Ready-to-Wear koleksiyonu ilhamını “eski” Chloé'den alıyordu.


Chloé'de panço ve bot mu? Peki ya nötr tonların hakimiyeti? Güçlendirilmiş feminen ve androjen görünümleri birleştiren başka bir koleksiyonla karşımıza çıkan Gabriela Hearst’ün, saygıdeğer Fransız modaevinin kreatif direktörlüğündeki ilk koleksiyonunda köklü bir değişiklikten çok bir devamlılık hissi vardı. Tıpkı, hayal etmeye alışkın olduğumuz Chloé'ye benziyordu: Phoebe Philo'dan Yvan Mispelaere'ye ve Hannah MacGibbon'a uzanan bir  stüdyo ekibi tarafından tasarlanan koleksiyonlar. Bu anlamda, Hearst kendi tasarladığı koleksiyon ile alışılmışın dışında bir egzersiz uyguladı. Sıcak, çekici dokulardan ve giysilerden şişme çantalara ve çok sayıda el işçiliği örgü ile oluşturulmuş güçlü bir koleksiyona imza atmış Hearst- ama şaşırtma faktörünün devrede olduğu pek de söylenemez.


Natacha Ramsay-Levi’nin açısallığı görev süresinin bitimiyle birlikte markanın görsel dünyasından ortadan kalktı ama görünüş o ki; yeni Chloé, eski Chloé'ye benziyordu. Bir Zoom toplantısı sonrasında yayımlanan dijital şov, gece Saint-Germain sokaklarında çekildi. Hearst, Chloé'nin kurucusu Gaby Aghion'un ilk sunumlarını yaptığı Brasserie Lipp'ten çıkan modellerle Ready-to-Wear 2021 koleksiyonunu sahneye koydu. Ancak, Gabriela Hearst markanın arşivlerine derinlemesine dalmasının söz konusu olmadığını vurguladı çünkü koleksiyonu bir araya getirmek için tamı tamına iki ayı olduğu için buna zaman yoktu. Yine de, yıllar boyunca sadık bir Chloé takipçisi olarak, modaevinin görsel diline bilinçaltı bir aşinalığa sahip olduğunu itiraf etti. 


Otobiyografi, Chloé'nin bir başka temel ürünü: kadınlarla konuşan bir kadın tarafından tasarlanan bir marka. Hearst, koleksiyonun son görünümü için model olarak kendisi yürüdü.


Giydiği elbise Uruguay'daki bir çiftlikte geçirdiği çocukluğuna bir selam niteliğindeydi. Genel olarak, radikal bir koleksiyon değildi, ama bu ilk çıkış şovu kesinlikle markanın nereye gitmesi gerektiğine dair net bir vizyonla geliyor, özellikle de sürdürülebilirlik söz konusu olduğunda. Bu yolda ilerlerken, belki de Hearst'ün doğaya karşı sorumluluk ve derinlikli bir estetik cesaret arasında daha iyi bir denge bulması gerekiyor.