Giyilebilir Bir Teknoloji: Superflex

29 Mart 2017

Robotik teknoloji ile insan vücudunun iş birliği sayesinde işlevini kaybetmeye başlayan kaslar tekrar canlanıyor.

"Tamamen sağlık sektörüne hizmet etmek üzere üretilen cihaz, gövde, kalça ve bacaklara destekte bulunarak, dengeyi sağlamaya yardımcı oluyor."

Bilim kurgu filmlerinde “artificial intelligence”, yani yapay zekanın dünyaya ve insanlığa hükmettiğini izleriz hep. Günümüz bilim insanlarının öngördüğü de bu senaryonun bir gün gerçekleşeceği yönünde. Zaten hayatın birçok alanında robotların hizmet etmeye başlaması, insan kuvveti yerine onların tercih edilmesi uzun süredir ütopik değil. Yapay zekanın filmlerdeki gibi bizlere tamamen hükmetmesi belki daha sonra gerçekleşecek ama robotik teknoloji ile insan vücudunun iş birliği o kadar da uzak bir ihtimal değil. “Superflex Technology”, bu hayali gerçekleştirmek üzere ürünlerini 2018’in ortalarına doğru satışa çıkarmayı hedefliyor.

Bir startup projesi olarak başlayan Superflex, “powered clothing” veya “intelligent wearable strength” adıyla kendini tanımlıyor. Yaşlı nüfusun gittikçe artmasıyla beraber kas hastalıklarının da büyük bir problem haline gelmesi, böyle bir ihtiyaç üstünde yoğunlaşma ve onu detaylı inceleyerek günlük hayata entegre etme çabasıyla sonuçlanmış. Superflex, aslında mekanik bir altyapıya sahip olmasına rağmen bir giyim markası olarak karşımıza çıkıyor. Kasları ve kemikleri tamamen işlevini kaybetmemiş ama günlük basit hareketleri yaparken zorlanan insanlar için giyilebilen bir teknoloji düşünülmüş. Kullanıcıya özel, “custom” ölçülerle hazırlanan, elektrik motorlarının kumaş altına gizlendiği ve dışarıdan bakıldığı zaman kesinlikle kaba görüntüsü olmayan bir üründen bahsediyoruz.


Superflex Technology’nin CEO’su Rich Mahoney, bu kıyafetin “exoskeleton”lar kadar robotik ve hantal bir görüntüye sahip olmadığının altını çiziyor. Bilinen ilk prototiplerin aksine kibar görünümlü ve hafif bir ürün. Yani günlük kullanım için oldukça uygun. Teknoloji, ilk olarak kâr amacı gütmeyen bağımsız bir araştırma merkezi olan SRI’da, hareket edebilme kabiliyetlerini yavaş yavaş kaybetmeye başlayan hastalar için geliştiriliyor. Superflex, herhangi bir egzersiz aleti değil. Tamamen sağlık sektörüne hizmet etmek üzere üretilen cihaz, gövde, kalça ve bacaklara destekte bulunarak, dengeyi sağlamaya yardımcı oluyor. Örneğin ayağa kalkmakta zorlanan yaşlılar için hareketi önceden algılayabilip, kas hareketlerini simüle edebiliyor. Böylelikle Superflex’i giyen kişinin ayağa kalkmak ve yürümek gibi eylemleri kolaylıkla gerçekleştirme imkanı oluyor.

The Design Museum’un Superflex Technology’ye “New Old” teması ile 12 Ocak-19 Şubat 2017 tarihleri arasında Londra’da gerçekleşen sergide ev sahipliği yaptığını belirtmek gerek. İleriki yaşlarda insanların yaşayabileceği sıkıntıları göz önünde bulundurarak katılım sağlayan tasarımcıların işleri “yaşlanma”, “kimlik”, “yuva”, “toplum”, “çalışma” ve “hareketlilik” konseptleriyle toplam 6 bölümde sunulmuş. Sergi, yaşlanmanın getirdiği zorluklara karşı tasarımcıların yeni yaklaşımlar geliştirmesini amaçlamış.

Rich Mahoney, teknolojisi karmaşıklaştıkça tasarım olarak hafifleyen bir ürün çıkarma hedefleri olduğunu belirtiyor. Aynı zamanda modaya uygun, şık ve giyilebilen bir cihaz söz konusu olduğu için arka planda sadece mühendisler yok. Marka geliştiricilerinin arasında “fuseproject”in kurucusu Yves Béhar ile beraber tekstil uzmanları ve moda tasarımcılarından oluşan bir ekip de var. İlk olarak yaşlı nüfus hedef kitle olarak ele alınsa da, profesyonel ve atletik alanda aktif olup, kas hastalıkları yaşayan insanlar için de Superflex’in araştırmaları devam etmekte.

Superflex Technology'nin nasıl çalıştığını anlatan kısa video