Gucci’nin Modern Rönesansı Palazzo Pitti’de

10 Haziran 2017

Alessandro Michele, hazırladığı 2018 Cruise Koleksiyonu’nu Floransa’da sergiledi.

“Kendimce yeni bir Rönesans dönemi betimlemek istiyorum: Gucci’nin Rönesans’ı. İçinde rock’n’roll’un da olduğu bir Rönesans.” Alessandro Michele

İki senedir Gucci’nin kreatif direktörlüğünü üstlenen Alessandro Michele, yaptığı dahiyane dokunuşlarla markaya adeta kendi rönesansını yaşattı. Hazırladığı 2018 Cruise Koleksiyonu’nu hazırlarken Antik Yunan ve Roma’dan esinlenen Michele, hayalindeki büyülü atmosferi defilesinde de yansıtabilmek için Gucci’nin doğduğu şehir Floransa’daki Palazzo Pitti’yi seçti.

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Alessandro Michele’nin bu seçimi yapmasındaki tek neden, Gucci’nin 1921 yılında Floransa’da bir deri firması olarak kurulması değil aslında. Floransa 14. yüzyılın başlarından itibaren, sanatın ilk defa entelektüelliği simgelediği bir şehirdi. Özellikle Floransa’nın köklü ailelerinden Medici’ler, himayelerine aldığı birçok Rönesans düşünürü ve sanatçısıyla hem finansal hem de politik açıdan en dominant ailelerdendi. Medici’lere ait Palazzo Pitti, Raphael’den Titian’a kadar birçok Rönesans ve Barok ustasının 500’ün üzerindeki Rönesans tablosunu hala duvarlarında taşıyor. Asırlık bir geçmişe şahit olmuş bu saray, 2017 yılında Gucci’nin defilesine ev sahipliği yapıyor.

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Gucci’nin Resort 2018 Show’u için Palazzo Pitti’yi iki ay içerisinde dönüştüren Alessandro Michele, sarayın merdivenlerini koyu macenta halılarla kaplatmasının yanında, misafirlerin oturması için Lorenzo de’ Medici’nin “Bacchus’un Şarkısı” adlı şiirinden dizelerin yazılı olduğu tabureler tasarladı.

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Kaynak: Ronan Gallagher, Courtesy of Gucci

Show, her birinde arp çalan müzisyenlerin bulunduğu, yedi ayrı gezegenin adını taşıyan odada gerçekleşti. Modeller, kemerli tavanların altında Venüs, Apollo, Mars, Jüpiter ve Satürn odalarından yürüyerek göz kamaştırıcı koleksiyonu sergilediler.




Gucci’nin defilelerinde alışılmışın dışında bir güzelliğe sahip olan modellerin yürümesine uzun zamandır aşinaydık ancak bu sezon Michele, Dirt Hand’den Arun Roberts, Savages’dan Jehnny Beth ve Shock Machine’den James Righton gibi müzisyenleri de podyumunda yürüterek bir yeniliğe imza attı.

Arun Roberts

Jehnny Beth

James Righton

Cruise Koleksiyonu’nu yaratmadan önce birçok kaynaktan beslendiğini belirten Michele, Antik Yunan ve Roma’dan aldığı ilhamı her defasında vurguluyor. Özellikle de dokunduğu her şeyi dönüştürme becerisine sahip Rönesans dönemine kendini sıkı sıkıya bağlı hisseden tasarımcı, bu dönüşümün merkezinde bulunan Floransa’yı seçtiği için doğru bir karar verdiğini belirtiyor. Özellikle Gucci’nin kuruluşunun neredeyse 100. yıl dönümünde markanın doğduğu şehre geri dönmenin, Gucci’nin kendi içindeki Rönesans’ı anlatmak üzere en iyi yol olduğunu düşünüyor.