Hamburg’da Sanat Dolu Sonbahar

16 Eylül 2018

Bahar Akıncı, Fransızların ¨le chic¨ kelimesini layık gördükleri ender şehirlerden biri olan Almanya’nın liman kenti Hamburg’daki sanat yolculuğunu A Journal için yazdı.

"Dünyanın en ünlü denizcilik şirketlerinin başkenti olmasından aldığı güç, zarif kanallarla süslenen caddelere, kırmızı tuğlalı neogotik binalara, meydanlara, parklara, dantel gibi tren garlarına ilham vermiş Hamburg’da."

Kuzey Avrupa ülkelerini keyifle gezmenin en güzel mevsimi sonbahar... Hava ne çok soğuk, ne de sıcak. Püfür püfür bir rüzgar, festivaller, akşamüzeri kahveleri, müzeler, kokteyl barlar, butik pastaneler, sanat galerileri ve gece gündüz dolu, cıvıl cıvıl meydanlar.

İşte bu yüzden, gelin rotamızı bir Kuzey Avrupa limanına çevirelim ve Fransızların ¨le chic¨ kelimesini layık gördükleri ender şehirlerden biri olan Almanya’nın zarif kenti Hamburg’da enteresan bir sanat yolculuğuna çıkalım.

Hamburg’da havalar nasıl?

Ekim ayında gündüz 15 derece civarında seyreden hava sıcaklığı, akşam biraz soğuyarak 7-10 derece seviyelerine iniyor. Gündüz kalın bir trençkot ve tatlı tatlı ürpermek, gece kaz tüyü bir montla dolaşmak, Hamburg tatilinde standart.

Dünyanın en ünlü denizcilik şirketlerinin başkenti olmasından aldığı güç, zarif kanallarla süslenen caddelere, kırmızı tuğlalı neogotik binalara, meydanlara, parklara, dantel gibi tren garlarına ilham vermiş Hamburg’da.

Gündüz müzelerde, bohem mahallelerde süren hayat, akşam üzeri işten çıkan şık insanlarla birlikte ambiyanslı restoranlara, egzotik kokteyl barlarına doğru akıyor. Buna rağmen şehir her yeni sabaha zinde uyanıyor.

Artık müze demek, deneyim ve eğlence demek!

Tüm dünyada son yıllarda karşılaşmaktan en mutlu olduğum kavram ¨tematik müzeler¨. Barcelona ve Amsterdam ile başlayıp kısa sürede tüm Avrupa’ya yayıldı. Hamburg da bu şanslı şehirlerden biri. Aslında, ¨eğlenceli sanat¨ seviyorsak şanslı olan biziz. Çünkü Hamburg’da çikolatadan baharata, minyatürden deniz maketlerine pek çok tematik müze var.

St Michael Kilisesi
Hamburg’ta görmeniz ve olağan üstü manzaralı kulesine çıkmanız gereken katedral; St Michael.

Hamburg’a adım attığınız andan itibaren, şehrin hemen her yerinden görülebilen devasa saat kulesinin ev sahibi St. Michael Kilisesi. Burası Avrupa’daki hatta Almanya’daki kiliselerden biraz daha farklı. Çünkü burası 24 saat yaşayan ve ziyaretçi çeken bir kilise. Hatta konserler ve klasik müzik festivallerine ev sahipliği yapmışlığı var.

Başından bir sürü hikaye geçen, Almanya’nın en büyük saatine ve kulesine de ismini veren (dolayısı ile Hamburg’u kuşbakışı seyredebileceğiniz en iyi manzara bu kulede) ve yine Avrupa’nın en büyük kilise orgu ile her Pazar akşamı dünyanın farklı bölgelerinden gelen müzisyenlerle konserler sunan o kilise, işte bu kilise!

Hamburgluların kısaca ¨Michael¨ hatta ¨Michel¨ olarak adlandırdığı kilisenin ilk bölümünün inşasına 1606 yılında, minik bir şapel olarak başlanmış. Başından türlü badireler geçtikten sonra 1757 yılında dönemin ünlü mimarları Prey ve Sonnin, Hamburg’un en büyük kilisesi olacak Aziz Michael kilisesini yeniden inşa etmiş. Bugün dünyanın her yerinden, yılda 1 milyonun üzerinde ziyaretçi St. Michael’ı görmeye geliyor. www.st-michaelis.de

Miniatür Wunderland

Model uçak tutkunu, müzik yapımcısı Braun Kardeşler, ceplerinde A4 kağıda çizilmiş bir minyatür müzesi planı ile bankanın yolunu tutar ve 2 milyon Mark kredi almayı başarır. İşte dünyaca ünlü Hamburg Minyatür müzesi, böyle bir hayalle doğdu. (Ancak müzesinin tamamı 10 milyon Mark’a mal oldu). 2000 yılında kurulan müze, 14 yıl içinde dünya kentlerinin, Grand Canyon’un, İskandinavya’nın, dünyanın en büyük minyatür havaalanının olduğu dev bir minyatür müzesine dönüştü. Eğer bir gün yolunuz Hamburg’a düşerse, Hafencity semtinde, bugüne dek dünyanın her yerinden 11 milyon ziyaretçinin gezdiği, olağanüstü güzellikteki Miniatur Wunderland’i ziyaret etmeyi es geçmeyin. – www.miniatur-wunderland.com

Denizcilik Müzesi

Dünyanın en önemli ticaret limanlarından biri olan Hamburg, 3 bin yıl öncesine kadar giden ve denizcilik tarihinin tüm aşamalarını kapsayan Uluslararası bir Denizcilik Müzesine de ev sahipliği yapıyor. Eğer denizciliğe biraz olsun ilginiz varsa, Hafencity semtinin en cazibeli noktasında, nefis kırmızı tuğlalı binası ve hemen önünde yer alan tarihi deniz feneri ile bu müzeyi görmelisiniz. Müzede, okyanusların üzerinde başlayan deniz yolculuğu, 1657 yılında Hollanda’da basılan ilk deniz atlası ¨Atlantis Majoris¨ ile devam ediyor.

El boyaması bakır ve gümüş pusulalar, deniz üzerinde ilk haberleşmeyi başlatan teleyazıcılar iletişimi; Viking’lerin Ejderha teknelerinin ve Fenikeliler’in kadırgalarının bire bir maketleri, günümüzün modern şilepleri ile bütünleşiyor. Müzedeki en ilginç parçalardan biri, Geesthacht yakınlarındaki Elbe kasabasında binlerce yıllık bir ağaç gövdesine oyulan, dünyanın en eski gemi iskeleti. Dünyadaki pek çok medeniyetin deniz donanmasından, üniformalarından ve fildişi, kehribar, gümüş, altın gemi maketlerinden örnekler sunan bu müze, tüm deniz aşıklarını Hamburg’ta bekliyor. Ziyaret Saatleri: Hamburg International Maritimes Museum’u Pazartesi hariç her gün 10.00 – 18.00 saatleri arasında, 12.5 EU karşılığında gezebilirsin. Adres; Peter Tamm Sen. Stiftung Kaispeicher B Koreastrasse 1, Hafencity 20457 Hamburg – www.immhh.de

Hastasıyız; Çikolata Müzesi

Biliyorum, en büyük hayaliniz; Çikolata Fabrikası fimini izlediğiniz günden beri, kendinizi Willy Vonka’nın yarattığı çikolata şelalelerinin içine atmak. Hamburg’un kalbindeki çikolata müzesi CHOCOVERSUM size bunu vadetmese de; çok keyif alacağınız bir kaç saati garanti ediyor.

Eğer; ¨gerçek çikolatanın çekirdeği nereden gelir, nasıl yapılır, onu bu kadar özel kılan nedir ve bünyemde bu büyülü etkiyi nasıl yaratabiliyor?¨ sorularının cevabını arıyorsanız, doğru yerdesiniz.

¨Dene, keşfet ve katıl¨ sloganı ile kurulan müze sizi ilk adımdan itibaren alıp adeta bir gurme turuna çıkarıyor. Tarihsel makinelerde çikolata yapımı ile başlayan yolculuk, 500 farklı aroma ve kakao çekirdeğinin sırrı ile sürüyor.

CHOCOVERSUM’da rehberli tur yaklaşık 90 dakika. Pazartesileri hariç her gün saat 10.00-18.00 arası gerçekleşen turlar için ön rezervasyon şart değil ancak İngizlice turlar için web sitesine bakmanızda ya da telefon ile aramanızda fayda var.

CHOCOVERSUM, Meßberg 1, 20095 Hamburg, +49 40 4191 230-0, info@chocoversum.de, www.chocoversum.de

Baharat Müzesi (Spice Museum)

1993 yılında kurulan dünyanın ilk ve tek baharat müzesi Spicy’s Gewürzmuseum; 50 işlenmemiş ana baharat ve bunlardan üretilen 900’ün üzerinde baharat çeşidi ile gurmeler için göz kamaştırıcı. Baharatın ekim zamanından yetiştirilişine, hasattan sofraya gelene kadar olan süreci; iyi ve sürdürülebilir tarımı destekleyici felsefesi ile sunan müze; aynı zamanda baharat kalitesi hakkında ziyaretçilere danışmanlık sunuyor.

Aylık programlar, geçici sergiler, şef buluşmaları ile desteklenen müze programı, beş asırdır hayatımızda olan ¨baharat¨ olgusuna zamanda yolculuk yaptırıyor. Hamburg’un müzeler adası olarak kabul edilen ¨Hafencity¨ semtinde yer alan Baharat Müzesini, damak tadına düşkünseniz, muhakkak ziyaret edin!

Am Sandtorkai 32, Hafencity, 20457 Hamburg, +49 40 3679 89 – mail@spicys.de – www.spicys.de

Hamburg Fotoğraf Evi

Hafencity semtinin bitimindeki Deichtorhallen, Hamburg Avrupa’nın en büyük sanat sergi salonları arasında yer alıyor. Sanat ve fotoğrafçılıkla ilgilenenlerin dudağını uçuklatacak cinsten sergilerin, yerleştirmelerin ve dünyanın dört bir yanından sanatçıların işlerinin yer aldığı Deichtorhallen’in Çağdaş Sanat bölümü, Ekim 2015’ten bu yana bir dizi yenileme çalışması nedeni ile kapalı. Ama aynı binada yer alan Hamburg Fotoğraf Evi o denli görkemli ve cezbedici ki; Hamburg sanat rotanızda yer almasında fayda var.

1911 yılından kalma iki tarihi bina, çelik ve camın modern görünümünden faydalanarak, kusursuzlukla tasarlanmış. Fotoğraf Evi’nin içindeki sanatsal yerleştirmeler ve fotoğraflar o denli başarılı ki; salonlardan saatlerce çıkamıyorsunuz.

Müzenin konsepti 19. yüzyıldan başlayarak dijital fotoğrafa uzanan sürece geniş bir bakış açısı da sunuyor. Bu aşamada, bir başka önemli vurguyu da; ünlü banker Jeffrey Gundlach’a ait olan koleksiyona yapmak gerek. 60’larda yaşayan bu ünlü koleksiyoner; o döneme ait dünyanın en ünlü moda fotoğrafçılığı eserlerini toplamış ve bu müzeye bağışlamış.

Salı’dan – Pazar’a 11:00-18:00 / Pazartesi günleri kapalı. Her ayın ilk Perşembe’si ise (tatil günleri hariç) 09.00’da açılıyor. Bilet Fiyatları; Yetişkinler: € 9.00 – 18 yaşın altındaki çocuklar ve gençler: ücretsiz İndirimli (öğrenci) : 6,00 €. www.deichtorhallen.de