Hermès’in Süreal Bahçesi

10 Temmuz 2018

Time & Life Binasına geçtiğinden beri, komşusu olan terası ne yapacağı merakla beklenen Hermès, Nigel Peake’in işlerinden ilhamla, geçici bir dünya yaratıyor.

"Londra’daki Hermès pop-up kafe, 14 Temmuz’a kadar misafirlerini bekliyor ancak terasa adım atanlarsa, bu süreal ortamın tüm bir yıl devam etmesi konusunda ısrarcı."

Çubukların üzerine geçirilmiş 3000’in üzerinde pinpon topu, Hermès’in yeni pop-up bahçesinde yaz meltemleriyle bir o yana, bir bu yana sallanıyor. Uzay çağından bir bahçeyi andıran bu görüntünün etrafındaki bistro masaları ve sandalyeleri, Cellar Society’nin işini iyi bilen garsonlarıyla servis edilecek olan kahvaltınızı almanızı bekliyor.

Hermès’in pop-up kafesi, avangart yanıyla tüm Fransızlığını gözler önüne seriyor. Modern bir orta-çağ yapısı olan, ikinci derece tarihi eser Time & Life binasının ikinci katındaki terasta konuşlanan kafeye, aynı binada yer alan mağazanın içinden geçiliyor. 2015 yılında binaya giren Hermès’in bu alanı ne zaman kullanmaya başlayacağı zaten bir süredir Londra’nın lüks takipçileri tarafından heyecanla bekleniyordu.


Kafenin konsept ve tasarımının ardındaki yaratıcı ikili Isabel + Helen’ın İngiliz sanatçı Nigel Peake’in porselen işlerinden ilham alan ‘Michievous Machine’ vitrinleri, Bond Street, Cadogan ve Dublin mağazalarını süslemeye devam ediyor bir yandan. Peake’in ikiliye ilham veren porselen tabak takımı ‘A walk in the garden’dan yola çıkarak, çiçeklerin en abstrakt halinde hayal ediyor ve terası sürreal bir ortama dönüştürüyorlar.