İlham Verici 8 Modern Mimari Eseri

31 Mart 2020

“İyi bir bina yapmak, yani amacına uygun ve ve hayata uyarlanmış bir bina yapmak, yaşam için bir nimettir ve hayata eklenen zarif bir unsurdur, büyük bir ahlaki performanstır,” diyor Frank Lloyd Wright. İlham Verici 8 Modern Mimari Eseri bu yazımızda bir araya getirdik.


“İyi bir bina yapmak, yani amacına uygun ve ve hayata uyarlanmış bir bina yapmak, yaşam için bir nimettir ve hayata eklenen zarif bir unsurdur, büyük bir ahlaki performanstır.” -Frank Lloyd Wright

Rem Koolhaas - Maison Bordeaux

Mimar Rem Koolhaas ve OMA Mimarlık Ofisi'nin Benjamin Paulin ile iş birliği içinde tasarladığı Bordeuax'deki yapı ilham veren bir modern mimari eseri. Engelsiz ve erişilebilir bir yaşam alanı yaratma amacıyla tasarlanan bu ev, bir çok interaktif bölümden oluşuyor.


Frank Lloyd Wright - Fallingwater Evi


1935 yılında tamamlanan Wright’ın organik mimari eseri, Fallingwater Evi, Amerikan Mimarlar Enstitüsü tarafından "tüm zamanların en iyi Amerikan mimarisi eseri" olarak seçildi. Sahipleri Edgar ve Liliane Kaufmann, belirgin bir stil ve tat duyusu ile tanınan ünlü bir Pittsburgh çiftiydi. Bear deresinin bitimi ve şelalenin başlangıcı üzerine konumlandırılan Fallingwater Evi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor.



Frank Gehry - Guggenheim Bilbao Müzesi


Postmodern tasarımları ve alışılmadık materyalleri kullanmasıyla tanınan Gehry, 20. yüzyılın en tanınmış mimarları arasında bulunuyor. 1997 yılında açılan ve tasarımıyla modern mimarinin en önemli yapı taşlarından biri haline gelen Guggenheim Bilbao Müzesi, yapıbozumcu tasarımıyla ilgi çekmektedir. Teknolojiye olan ilgisi ile de tanınan mimar, Guggenheim Bilbao Müzesi binasını oluşturan kavisli titanyum yüzeyleri 3 boyutlu tasarım programı kullanarak üretmiştir. 


Zaha Hadid - MAXXI Müzesi


Hadid yaptığı tasarımlarla dekonstrüktivist bir mimar olarak tanınıyor. Yaptığı tasarımlarla 2004 yılında Pritzker Mimarlık ödülüne layık görülen Hadid, bu ödülü alan ilk kadın mimar olarak tarihe geçti. Roma’nın ilk ulusal çağdaş sanat müzesi olarak bilinen MAXXI Müzesi, hareketli ve interaktif tasarımıyla şehrin en önemli müzelerinden biri haline gelmiştir. 


Ludwig Mies van der Rohe - Barselona Pavyonu


Modernist fikirleriyle ve tasarımlarıyla ses getiren van der Rohe’nin tasarladığı Barselona Pavyonu 1929 Uluslararası Fuarı’nın dikkat çekici noktalarından biri olmuştur. Van der Rohe’nin tarzını yansıtan bina sade ve keskin hatlardan oluşuyor. 


Le Corbusier - Notre Dame du Haut Şapeli


Mimarlık dışında aynı zamanda şehir plancısı, ressam, heykeltıraş, yazar ve mobilya tasarımcısı olarak da çalışmalar yapmış olan Le Corbusier kalabalık şehirlerin dokusunu değiştiren,  çelik ve betonarmeden oluşan ve temel geometrik formlar kullanarak tasarladığı projeleriyle tanınıyor. Mimarın yaptığı 17 bina “Modern Harekete Olağanüstü Katkı” olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alıyor. İkinci Dünya Savaşı’nda yok olan bir kilise yerine tasarladığı Notre Dame du Haut Şapeli herhangi bir mimari akımı izlememesiyle tanınıyor ve iç mekanında ışık kullanımının önemini yansıtan tasarımlardan biri olarak öne çıkıyor.


Renzo Piano - Pompidou Merkezi


Dekonstrüktivizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olan Renzo Piano tasarımlarında işlevsel çözümlere odaklanan bir yaklaşım sergiler. Paris’te bulunan Pompidou Merkezi Piano ve Robert Rogers’ın işbirliği ile tamamlanan ikonik binalarından biri ve modern mimarinin en önemli yapılarından biri olarak kabul ediliyor.


I. M. Pei - Louvre Piramidi


Louvre Sarayı'nın ana avlusunda yer alan Louvre Piramidi, üç küçük piramitle çevrelenir. Metal ve camdan oluşan fütüristik tasarımıyla I.M. Pei, Louvre müzesinin klasik havasına yeni bir dokunuş getirir. Tasarım yapıldığında pek çok farklı eleştiriyle karşılaştıysa da 1989 yılında tamamlanan Piramit, Paris şehrinin simgesi haline gelmiştir.