James Bond’un İlham Adası: Jamaica

03 Mayıs 2017

Gündelik telaşlardan çok uzakta bir yerde beyaz kumlar, turkuaz bir deniz, tatlı bir yaz esintisinin hüküm sürdüğü bu adanın, Ian Fleming’in yaşamında ve eserlerinde çok büyük bir yeri var.

“Jamaica’da bir tatilin eşsiz boşluğu olmasaydı, o kitaplar hiç yazılabilir miydi? Sanmıyorum…” Ian Fleming

İkinci Dünya Savaşı’nın en sıcak zamanlarında, 1943 yılında genç bir İngiliz askeri olan Ian Fleming, görev için Jamaica’yı ilk kez ziyaret eder. Görev sırasında yanında bulunan çocukluk arkadaşı Ivar Bryce ile araştırmalarını yürütürken, adanın eşsiz doğasına kapılır genç adam. Görev sonunda ise adayı arkasında bırakırken de her ayrıntısını hafızasına kazır. Fleming, "gerçek evim" olarak bahsettiği adanın onun üzerinde bıraktığı etkiyi, yaşam boyu ürettiği eserlere zekice, başarıyla aktardı hep. Hatta 007, Fleming’in Jamaica’ya ilk ziyaretinden yıllar sonra arkadaşı Ivar Bryce ile kullandıkları güzergahı kullanarak adaya ulaşıyor.

Ursula Andress ve Sean Connery

Savaş sonrasında ilham adasına geri dönen Fleming, Jamaica’nın sahile bakan kuzey kıyısında Oracabessa Limanı’nın yakınlarında bir ev yaptırdı kendine: Goldeneye. Evini kendi tasarlayan Fleming, 1946’dan 1964’teki ölümüne kadar, her yıl en az 2 ayını orada geçirdi. Goldeneye onun hem sığınağı hem de ilham kaynağı oldu. Fleming, tüm zamanların en çok satan kitap serisinin ilki olan Casino Royale’i kelimeler ile burada buluşturdu. 1953’teki ilk çıkıştan sonra serinin geri kalan 14 kitabı Jamaica güneşinin altında birbirini takip etti.



Fleming günlüklerinde hep şu soruyu sorarken buldu kendini: “Jamaica’da bir tatilin eşsiz boşluğu olmasaydı, o kitaplar hiç yazılabilir miydi? Sanmıyorum…” James Bond ve Jamaica arasındaki köprüyü inceleyen bir kitabın altını da çizmek gerek. Tarihçi Matthew Parker tarafından kaleme alınan "Goldeneye: Where Bond Was Born", James Bond karakterinin ve Fleming’in aşık olduğu Jamaica’sının birbirleriyle olan ilişkisini mercek altına alıyor.

Fleming’i adada en çok etkileyen şey ise mercanlar olmuş olmalı. Kitaplarındaki olay örgüsü gibi tehlikeli olduğu kadar renkli bir yapıya da sahip olan Jamaica mercanları, pek çok Bond sahnesinde yer alıyor. Thunderball’daki dramatik sualtı sahnesinden, kitaplardaki keskin karakter anlatımlarına kadar, etkileri bütün seriyi sarıyor. Fleming’in ölümünün üstünden 50 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, Jamaica’daki mirası hala yaşıyor. Ev, orijinal dokusu bozulmadan GoldenEye Hotel & Resort bünyesine dahil edildi.


GoldenEye Hotel & Resort'un 32 basamak ilerisinde Fleming'in çok sevdiği özel sahili bulunuyor. Fleming'in dalış yaparken kaplumbağaları takip edip, iskaroz balıklarını seyrettiği bu sahil şimdi ziyaretçilere açık. Live and Let Die, Dr. No ve The Man with the Golden Gun filmleriyle ölümsüzleşen mekanlar ise Goldeneye'a birkaç dakika uzaklıkta. Fleming'in doğanın içinden ilham alarak yazdığı aksiyon sahneleri ve karakterler hala oradalar. Gidip onları görmek isterseniz, GoldenEye Hotel & Resort hakkında daha fazla bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.