Kaşmir Battaniyeden, Hızla Büyüyen Markaya

03 Nisan 2017

2007 yılında kurulan The Elder Statesman'ın hikayesi, markanın kurucusu Greg Chait'in bir arkadaşından ödünç aldığı kaşmir battaniyeye dayanıyor.

"Greg Chait, başka hiçbir yerde aradığı kaşmir battaniyeyi bulamayınca kendininkini üretmeye karar veriyor."

Merkezi Los Angeles’ta bulunan kaşmir markası The Elder Statesman’ın kurucusu Greg Chait’in kendi markasını kurma hikayesi aslında çok ilginç bir detaya dayanıyor. Chait, 2002 yılında bir arkadaşından ödünç aldığı kaşmir battaniyeyi o kadar çok beğeniyor ki, hemen kendine de bir tane edinmek istiyor. Ama başka hiçbir yerde aradığı battaniyeyi bulamayınca kendininkini üretmeye karar veriyor. Battaniye üretme işini çok ciddiye alan Greg Chait, etrafından aldığı beğeniler ve yaptığı satışlar ile sınırlarını genişletmek istiyor. Böylece 2007 yılında The Elder Statesman’ı hayata geçiriyor. Kaliteli ve kusursuz el işçiliği ile diğerlerinden hemen sıyrılan marka, kısa sürede ismini duyurmayı başarıyor. Chait, özellikle ürünlerinin büyük bir emek ve el işçiliğiyle yapıldığının altını her fırsatta çiziyor.  

2012 yılında bu başarısı ona CFDA (Amerika Moda Tasarımcıları Kurulu) ve Vogue Moda Fonu’ndan 300.000$’lık bir ödül olarak geri dönüş yapıyor. Hatta “Business of Fashion”da ilk 500 modacı arasına da giriyor. Online satış seçeneği olan markanın sadece seçili bazı butik ve mağazalarda franchising’i bulunuyor. Hatta Greg Chait o kadar sınırlı ve unique koleksiyonlar tasarlıyor ki, iki farklı mağazada aynı çeşit ürünü bulmak imkansız denebilir. Kıyafet ve aksesuar tasarımları dışında, Chait’in kaşmir yolculuğunu başlatan battaniye koleksiyonu da satışta. Söz konusu kaşmir olduğu için fiyatlar ortalamanın bir hayli üzerinde ama The Elder Statesman, kullanıcısına yumuşaklığı ve kaliteyi garantiliyor. Ayrıca internet sitesinden yapılan siparişle kişiye özel ve başka hiçbir yerde olmayan tasarımlara da sahip olabiliyorsunuz.

Özel sipariş üzerine yapılan tasarımların yanı sıra markanın NBA ile yaptığı iş birliği de lüks tüketim anlayışını sorgular nitelikte. Zaten Greg Chait de amaçlarının bu olduğunu söylüyor. NBA meraklısı birinin illa lüks düşkünü olması gerekmiyor ancak herkesin sahip olamayacağı kaşmir bir kazağın üzerinde sevdiği takımın isminin yazması, tüketicinin alışkanlıklarına yeni bir yorum ekliyor. Böylelikle bambaşka bir hedef kitle ortaya çıkıyor. Koleksiyonun ilk edisyonunda 12 çeşit kazak, atkı, şapka ve t-shirt bulunuyor.


The Elder Statesman’ın kuruluş hikayesinin yanı sıra, markanın adıyla ilgili de kısa bir açıklama bulunmakta. Bu açıklama da markanın kendisi gibi unique ve duygulara hitap ediyor: 1800’lerde yaşayan İngiliz Pitt ailesi, aristokrat bir kökene sahip olmamasına rağmen, baba Pitt parlamentoda “The Elder Statesman”, yani kıdemli devlet adamı olarak tanınıyormuş. Pitt’in bu statüye de kendi emekleri ile ulaşması Chait’i derinden etkilemiş. Tabii babasının ardından oğul Pitt’in başbakan olması da bu başarı hikayesini pekiştirmiş. Bu yüzden The Elder Statesman, Greg Chait için bir yerlere başkaları aracalığıyla gelmeyi değil, zamanla kazanılmış gücü sembolize ediyor. Greg Chait, Pitt’lerden, kendi ailesinden, arkadaşlarından ve kendi gibi olabilmeyi, hissettiği gibi yaşayabilmeyi başaran insanlardan ilham alarak markasını kurmuş. Ayakları yere basan, köklerine bağlı bir marka olarak da varlığını sürdüreceği şüphesiz.

Kaşmirin keçilerden elbise dolabımıza kadar uzanan zorlu yolculuğundan da bahsetmek gerek. Dünyanın en kaliteli ve doğal ipliklerinden yapılan kaşmir ürünleri, esasında bilinenin aksine yünden elde edilmiyor. Hayvanların kalın ve sert kıllarının altında bulunan ve karınlarının alt kısmından toplanan incecik tüyler, Mayıs ve Haziran aylarında keçilerin tüy dökme mevsiminde yerel işçiler tarafından taranarak elle toplanıyor. Taranan tüyler daha sonra temizlenmek üzere Çin’e yollanıyor ve temizlenen tüyler de balyalar halinde tasarımcılara dağıtılmak üzere Avrupa’ya gönderiliyor. Çoğu kaşmir, Orta Asya’daki Gobi Çölü’nde yaşayan keçilerden sağlanıyor. Aynı zamanda Çin’in kuzeyi, Moğolistan ve Afganistan’da yaşayan keçilerden de kaşmir temin ediliyor. Dişisi 40 kg, erkeği 60 kg ağırlığında olan bir kaşmir keçisinden 180 gramla, 250 gram arası iplik elde ediliyor. Standart bir kaşmir kazak için ise altı adet keçiye ihtiyaç oluyor.

Kaliteli kaşmir uzun ve taranmış keçi tüylerinden yapılıyor, asla parçalara kesilmiyor. Çünkü kesilmiş tüyler topaklanmaya sebep oluyor. Eğer iyi bir ürün aldığınızdan emin olmak istiyorsanız, avucunuzun iç kısmını giysiye sürterek tüylerin kalkıp kalkmadığını kontrol edebilirsiniz. Ayrıca kaşmirin hassas yapısını göz önünde bulundurursak, sık örülmüş bir ürünü tercih etmeniz gerekir. Böylelikle aldığınız ürünü uzun yıllar gevşemeden kullanabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken başka bir detay da kaşmir ürünlerin etiketleri. Saf ve kaliteli kaşmir almak istiyorsanız, etiketinde sadece “%100 kaşmir” yazan ürünleri tercih etmelisiniz. Örneğin "%70 kaşmir ve %30 yün" yazan bir üründe çok az kaşmir olduğunu bilmenizde fayda var.