Kurkdjian'la Parfüm Üzerine

07 Mart 2018

Dünyanın en çok satan parfümlerinden Jean Paul Gaultier’nin Le Male’ini 1993 yılında tasarlayan, 2009 ‘da kendi markası Maison Francis Kurkdjian‘ı kuran Kurkdijan ile Yasemin Eke konuştu.

"Her zaman daha iyi ve daha yeniyi yapmanın formülü çok basit; tatmin olana dek veya mükemmeli bulana dek çalışmak." -Francis Kurkdjian

Francis Kurkdjian, bu aralar o meşhur kırmızı etiketli şişesi ve oldukça iddialı dokusuyla ilgimizi çeken ‘Bacarat’nın yaratıcısı. Dünyanın en çok satan parfümlerinden Jean Paul Gaultier’nin Le Male’ini 1993 yılında tasarlayan da ta kendisi. Parfümör olacağına karar verdiğinde 16 yaşındaymış. Fransa’da, muhteşem meyve bahçelerinin arasında büyümenin buna katkısı büyük. Bir çok ünlü parfüme imzasını attıktan sonra 2009'da kendi markası Maison Francis Kurkdjian'ı kuran Kurkdjian ile günümüzün yeni lüks anlayışıyla nasıl başa çıktığını konuştuk.

Sosyal medyanın, lüks tüketime getirdiği yeni düzenle aranız nasıl merak ediyorum. Instagram'dan yapılan pazarlamanın lükse katkısını nasıl buluyorsunuz?

Sosyal medyada pazarlamanın gücü tartışılmaz. İş ortağım Maya Chaya ile dijital pazarlama konusuna çok önem veriyoruz ve güçlü bir dijital strateji doğrultusunda ilerliyoruz. Kendi sektörümüzde ilk dijital marka olmak da önemli bir hedefimiz. Ama tüm bunların yanı sıra unutmamamız gereken en önemli unsur; dijital pazarlamanın harika bir ambalaj olduğu ve esas önemli olanın ürünün kendisi ve kalitesi olduğudur. Günümüzde artık kalitenin lüksün yerini aldığını da kabul etmeliyiz.

Francis Kurkdjian ve Maya Chaya

Markayı kurulduğunuz günden bugüne yaşadığınız ve devam eden hızlı büyüme ve gelişme, ilk günkü vizyonunuzu, idealizminizi kaybetme korkusu getiriyor mu hiç?

Hayır, hiç böyle bir endişem olmadı. Hiçbir zaman Maison Francis Kurkdjian’ı niş ve az kişinin ulaşabileceği bir marka olarak konumlamadım. Bu konsepte tamamen karşıyım. Benim şirketim diğer tüm yeni başlayan işler gibi küçük başladı ama iş ortağımın vizyonu güçlü bir şirket kurmaktı. Maison’un büyüme hızından çok mutlu ve gururluyum. Ancak bu hızla yükseliş bizim şirket değerimiz olan kaliteyi asla değiştirmeyecek. Kalite benim için bir takıntı halini almış durumda; kullandığımız karton kutuların boyutu, bir şişenin kapağı, bir losyonun dokusu gibi her adımda birinci önceliğim kalite. Lüks bir iş kurabilmek için her zaman yaratıcı kişilerin arkasında profesyonel düşünmeyi bilen, iş odaklı kişilere ihtiyacınız vardır. Christian Dior’un Jacques Rouet’si vardı, Yves Saint Laurent’ın Pierre Bergé’i, Tom Ford’un Domenic de Solle’si gibi. Bu başarı hikayeleri benim için yol gösterici oldu. Marc Chaya sayesinde şirket çok hızlı gelişti evet ama inanılmaz organize bir ekibiz. Marc benim etrafımda koruyucu bir kalkan oluşturdu. Tasarımlarımı her zaman ilk ben denerim ama ilk müşterim her zaman Marc’dır. Önceliklerimiz değişmediği için vizyonumuzu kaybetme korkusu yaşamıyoruz.

Her zaman daha iyi ve daha yeniyi yapmanın bir formülü var mı?  

Evet, bir formülü var. Çok basit; tatmin olana dek veya mükemmeli bulana dek çalışmak. Bu benim için hiçbir zaman olmuyor.


Çoğunluğun seveceğine emin olduğunuz  bir koku var mıdır, yoksa mutlaka demografik olarak ayrımlar yapılmalı mı?

Parfümler medeniyetin tanımıdır; bu yüzden dünyadaki farklı bölgelere farklı kokular yapmak gerekiyor. Tabii ki bazı kokular tüm dünya için cazip de olabilir. Mesela Aqua Universails parfümümüz ferahlık, kendini iyi hissetme ve duygusallık hissini aynı anda veriyor. Bunlar tüm dünyadaki insanlara hitap eden hisler. Firmamız için bu parfümü üretmekten ayrıca gurur duyuyorum çünkü sadece isminde bile global bir çekim gücü var. Avustralya’dan Singapur’a, Hong Kong’dan Londra’ya ve New York’a en çok satan ürünlerimizin başında bulunuyor.

Size en sevdiğiniz şeyi hatırlatan bir koku var mı?

Bu soru, aklıma yaşadığım bazı özel yerleri özdeşleştirdiğim son mum koleksiyonumu getiriyor. Mesela Rue des Groseilliers mum; benim çocukluğumun geçtiği sokağın ismini taşıyor. Aile evimizin hemen yanında sebze bahçesi vardı ve toprağımız Frenk üzümü ekmek için çok uygundu. Her yaz bu kırmızı meyvelerin kokusunu alabiliyorduk. Çocukluk anılarımın en mutlu anlarını barındıran bu tatlar günümüzde bu mumla yeniden ortaya çıktı.