LONDON CALLING

07 Mart 2018

Bir turist gibi değil de, bir lokal gibi gezmek daha çok duygu bırakıyor insanda. Heathrow’dan yola çıkıyoruz ve Madame Tussaud’s’u es geçerek, gerçek Londra sokaklarıyla tanışıyoruz.

"Etraftaki insanları seyrederken, kahvaltı için Leila’s Shop ya da tatlı bir öğlen yemeği için Lyle’s’e gitmeyi tercih edebilirsiniz."

Belki seyahatlerden üzerinize düşeni yeterince aldınız, ancak bir şekilde içinde Heathrow’da konaklama olmayan bir Londra ziyareti planlamadınız. Hong Kong’a uzun bir hafta sonu gezisi yapmayı planlayabilen seyahat kurtları da dahil olmak üzere, ilk defa bir ziyaret planlayacak olanlar da bir zorlukla yüz yüzeler: Londra'nın en güzel manzaralarını rehber kitabı elinde bir Madame Tussaud’s ziyaretçisine dönüşmeden nasıl görebilirsiniz peki? İşte, tuzaklardan kaçınırken şehri görmek için akıllıca yollar.

Çok yürümeye hazırlanın

Ziyaretinizi spesifik mekanlar yerine gezeceğiniz muhitler çevresinde şekillendirin. Notting Hill'in büyüleyici sokaklarında sabah yürüyüşüne çıkmayı deneyin ve çeşitli antikaları keşfetmek için Portobello Road’a doğru ilerleyin (yoğun kalabalığa yakalanmamak için erken saatlerde gelmeyi tercih edebilirsiniz). Ardından lezzetli bir ısırık kapmak için Gail’s Artisan Bakery’e ya da fazlaca acıktıysanız ve güzel bir yemek istiyorsanız Japon, Kore ve İskandinavya mutfağından ilham alan Flat Three’ye doğru ilerleyin (buraya giderken öğlen yemeğinin sadece Cuma ve Cumartesi günleri servis edildiğini aklınızdan çıkarmayın).

Başka bir seçenek ise gününüzü hiç bir zaman modası geçmeyen East London dükkanları üzerine planlayabilirsiniz. Haftalık olarak Brick Lane’de kurulan büyük pazarlara dikkat edin. Etraftaki insanları seyrederken harika yemeklerden tatmayı düşünüyorsanız; kahvaltı için Leila’s Shop ya da tatlı bir öğlen yemeği için Lyle’s’e gitmeyi tercih edebilirsiniz. Ya da Londra'nın en seçkin semtlerinden birini keşfetmek için Mayfair'e doğru yol alabilirsiniz. Kuzey Hindistan mutfağı için Michelin yıldızlı elegan Gymkhana’yı ziyaret edin. Sonrasında özenle seçilmiş çeşitli mücevher, kıyafet, ev dekorlarını görmek için çarpıcı William & Son’da bir mola verebilirsiniz.
Hop-On-Hop-Off otobüsleri deneyin

Evet bu otobüsler turistler için fakat denediğinize pişman olmayacaksınız. Mantıklı bir gezgin olarak bir sürü görülmeye değer yeri minimum eforla görmek için bu zekice yolu kullanmalısınız. Sabah erkenden yollara düşüp bir fincan kahve ve çörek eşliğinde en ön koltuklardan birini kapın. Otobüsün büyük dönüşlü rotaları ile kalabalıklara karışıp cesur olmanıza gerek kalmadan Big Ben, Parlamento Binası, Buckingham Sarayı ve benzeri yerler dahil en popüler tarihi yerlere kolayca ulaşacaksınız. Otobüs London Eye'da boşalacaktır, koltuğunuzda rahatça kalmak istiyorsanız yol arkadaşınıza tanıdık bir gülümseme verin.
Oteliniz konusunda seçici olun

Aradığınız büyüleyici ve otantik bir Londra deneyimi ise, Kate Middleton’un evlenmeden önceki son gecesini geçirdiği, Kraliyet Bahçesi ve Buckingham Palace’a bir taş atımlık mesafedeki The Goring tam size göre. Lobisindeki Instagram hayallerini süsleyen el boyaması Fromental duvar kağıdı ile sıkıcı olmadan geleneksel izler taşıyan dekoru ve lezzetli kahvaltıları sizi sabah insanına dönüştürebilir. 106 yıllık aile işletmesi ayrıca binanın arkasında ünlü İngiliz çayını yudumlamak için mükemmel bir yer olan oldukça geniş bir özel bahçeyi barındırmakta.

Biraz modern tarzı denemek istiyorsanız Mayfair’deki Grosvenor House Suites’i tercih edebilirsiniz. Tüm suitler Mayfair sokaklarına ya da Hyde Park’a yukarıdan bakan sakin, gösterişli bir vaha. Büyük aileler ve uzun süreli ziyaretçiler için teras katı daireleri geniş alan sağlıyor ve bu odalarda tam mutfak ekipmanı sağlanabiliyor (eğer önceden haber verirseniz çalışanlar varış zamanınıza göre hazır edebilir). Bina ayrıca şehrin en iyi alışveriş ve yemek noktalarından bazına oldukça yakın.
Müzeleri ziyaret edin

Tabii ki turistler Londra’nın bir çok müzesini ziyaret ediyor, fakat şehirde yaşayanlar da öyle. Kalabalıkların içinde sıkıştığınızda en popüler müzelerin bile sakin köşeleri var. The National Portrait Gallery asla aşırıya kaçmış hissettirmez ve içerisinde yer alan Portrait Restaurant, bir demlik muhteşem çay eşliğinde Londra’nın en ünlü yerleri ile dolu manzarasını seyretmek için kusursuz bir mekandır (bu manzaraya Parlemento binaları, Big Ben, Trafalgar Square, ve diğerleri dahil). 18’inci yüzyıl Fransız resim, mobilya ve porselenlerini tarihi bir Londra binasında sergileyen The Wallace Collection ise ziyaretçilerin listesinde ilk sıralarda olmayan yerlerden olmasıyla birlikte cazip ziyaret noktalarından.
Restoranları akıllıca seçin

Bir şehri gezmenin en iyi yollarından biri tatmak istediğiniz yemekleri listelemek ve gezinizi bu restoranların çevresindeki müzeler, dükkanlar ve görülmesi gereken diğer yerler ile şekillendirmektir. Londra’nın uzun tarihinde mutfağın önemli bir yer tuttuğu ve yaratıcı mutfakta dünya liderlerinden olduğu zaten bir sır değil. Burada karışılabileceğiniz tek olumsuzluk, denenecek fantastik restoranların ezici sayısı. Nerede yemek yiyeceğinizin tartışması sonsuz olabilir, fakat burada nereden başlayabileceğinize dair bir kaç önerimiz var: Yüzden fazla seçeneği ile Londra’nın en eski yemek marketi olan Borough Market’e uğrayabilir, buradan ayrılırken yanınıza bir chorizo (domuz sucuğu) kapabilirsiniz. Kitty Fischer’s, lezzetli ve taze menüsüyle minik bir Mayfair dükkanı; bir ekmek ile ‘burnt-onion butter’ tabağı ise buraya vardığınızda tatmanız gerekenler. Çok cool ve rahat kafelerin İngiliz muadili olan Regency Café’de buraya özgü İngiliz kahvaltısını deneyin, eğer aradığınız lüks ve gerçekten lezzetli geleneksel İngiliz yemeklerini deneyimlemek ise burası ziyaret listenizin başında olmalı.
Şehir merkezinin dışına çıkın

Londra’nın karmaşasından payınızı aldıktan sonra kendinize bir iyilik yapın ve biraz nefes almak için şehir dışına yol alın. Eğer vaktiniz varsa biraz uzaklaşın ve kırsalda sakin bir hafta sonu geçirin. Eğer sıkılırsanız merkeze 40 dakika uzaklıktaki Richmond, Thames’in sağ kıyısında sevimli dükkanları ve tarihi Richmond Hill evleri arasındaki güzel yürüyüş rotaları ile sizi bekliyor olacak. Yakınlarında ise ünlü Royal Botanic Gardens, Kew ve Kew Palace’ı görme şansına erişebilirsiniz. Yemek ya da bir bardak çay içinetkileyici Petersham Nurseries Cafe’de durabilirsiniz. Buradan ayrılmadan önce tatlınızı sipariş etmeyi unutmayın.