Manhattan’da Bir Vaha: Agnes Denes’in Buğday Tarlası

27 Nisan 2020

Ekofeminizm öncülerinden Agnes Denes, çevre dostu gelecekleri hayal ettiği işleriyle öne çıkar. Dünya Günü’nün 100. Yılında en ünlü işi olan Buğday Tarlası’nı ele alıyoruz.


İnsanlıkla ilgili çeşitli sorular uyandıran Denes’in işi israf, açlık, eşitsizlik ve ekolojik sıkıntılara dikkat çekiyordu.


Agnes Denes, bu eseri ürettiği 1982 yılında, küresel ısınmanın sosyal ve politik etkilerine derin bir ilgi gösteren sadık bir çevre aktivistiydi. Bu nedenle, toplumsal eşitsizliği vurgulayan eseri Buğday Tarlası’nı (Wheatfield) şehrin herhangi bir yerinde değil, Wall Street binaları tarafından çerçevelenen finans bölgesinin biraz aşağısında kurmaya karar verdi.


Buğday Tarlası, küresel bir konsepte işaret eden bir semboldü. İnsanlıkla ilgili çeşitli sorular uyandıran Denes’in işi israf, açlık, eşitsizlik ve ekolojik sıkıntılara dikkat çekiyordu. Denes, bu soruları bir sanat eseri olarak ele almaktansa bir deneyim yaratmanın peşindeydi. Şehrin kalbinde yer alan tarla, Özgürlük Heykeli’nin ve uzun gökdelenlerin ortasında pastoral bir manzara yaratabilmenin olasılığını vurguluyordu.


O zamanlar 4,5 milyar dolar değerindeki Battery Park’da yer alan yaklaşık iki dönümlük bir araziye ekilen buğday tohumlar, dört aylık süreçten sonra büyüyüp yetiştiklerinde New York halkından gönüllülerle birlikte toplanarak açlıkla mücadele hareketi kapsamında dünya çapında 28 şehre bağışlandı.


© Tüm fotoğraflar Agnes Denes'e aittir.