Markalaşan Konutlar

05 Nisan 2018

İlk ‘branded residence’ örneği, New York’ta 1920’lerde ortaya çıkmış olsa da Amerika’da ve dünyanın başka büyük şehirlerinde büyümeye devam ediyor.

"Profesyonel bir yapı ve kaliteyle yönetilen, güvenlikle ilgili hiçbir sorunu olmayan, en iyi lokasyonlarda yer alan, sahiplerinin her türlü ihtiyaçlarını karşılayan bu dairelerden satın almayı seçmek, birçok kişi için üzerinde çok da düşünülmeyecek bir karar."

İlk örneği, New York’ta 1920’lerde ortaya çıkıyor ama Amerika’da ve dünyanın başka büyük şehirlerinde büyümeye, 1980’lerde başlayan ‘branded residence’lar yükselen bir grafik çizen, en yeni emlak trendi.

Prestijli The Peninsula London için en doğru lokasyon olan Hyde Park Corner’a karar verilmesi tam 30 yıl sürüyor. Karar verildiğinde dört sene süren bir çalışmayla, 1960’lardan kalma çok da çekici olmayan bir ofis binası, 190 odalı beş yıldızlı bir otele dönüşüyor. Otelin 28 dairesi, servis anlamında genişletilerek, eşsiz bir deneyim ve yaşam alanı vadediyor. Aslında haber değeri yokmuş gibi görünse de, Londra’da Buckingham Sarayı’nın bahçesine bakan bu çok havalı otel, birçok elit emlak avcısı için dikkat çeken bir gelişme.

The Peninsula London, Buckingham Palace bahçesi manzaralı 28 büyük odaya sahip.

Emlak anlamında Londra ve New York gibi büyümenin gözle görülür şekilde bariz olduğu iki şehirde, bir marka adı altında yapılandırılan bu özel dairelerin tercih edilmesinin sebebiyse aslında çok basit. Profesyonel bir yapı ve kaliteyle yönetilen, güvenlikle ilgili hiçbir sorunu olmayan, lokasyonlarda yer alan, sahiplerinin her türlü ihtiyaçlarını karşılayan, iyi komşu garantisini sunan, usta iç mimarlar tarafından tasarımlanan bu dairelerden satın almayı seçmek, birçok kişi için üzerinde çok da düşünülmeyecek bir karar ve aslına bakarsanız biraz da, pahalı sanat eserleri toplamaya benziyor.

Kalanların bitişiğindeki 45 Park Lane otelin Dorchester Collection hizmetlerinin tadını çıkarabileceği Mayfair Park Residences'daki bir oturma odası.

İlk ‘branded residence’ örneği, New York’ta 1920’lerde ortaya çıkıyor ama Amerika’da ve dünyanın başka büyük şehirlerinde büyümeye, 1980’lerde başlıyor. Örneğin Four Seasons 1985 yılında Boston’da ilk rezidental odalarını açıyor ve hemen ardından süper marka Aman, Tayland Amanpuri’de 30 villa satıyor. Bugün bu oteller, ‘branded residence’ konusunda pazardaki en önemli ikisi. Four Seasons bünyesinde, tam 17 ülkede 38 rezidental barındırıyor ve gelecek projelerinin yüzde sekseninin, bu tür konut projeleri olmasını planlıyor. Aman’ın ise Asya’dan Karayipler'e kadar birçok ‘branded residence’ konutu var ve her hareketi izlenen elit bir grup takipçi kitlesine sahip.

Peloponnese'deki € 3.2m'den başlayan fiyatlara sahip olan Aman's Amanzoe'ın 25 metrekarelik havuzu.

2011 yılında Four Seasons Toronto’nun penthouse’u, ülkenin emlak piyasası tarihindeki en yüksek penthouse fiyatına; 28 milyon kanada dolarına satılıyor. Boston’daki Four Seasons’da ise 40 milyon dolara yakın bir miktarla rekoru görüyor. Japonya’daki Four Seasons Kyoto daireleri, lokaldeki benzer daire fiyatlarının iki katına satılıyor. Otelin Londra Mayfair’deki Twenty Grosvenor Square’de yer alan üç odalı, 315 metrekare olan 37 dairesi, 17 milyon sterlinden başlıyor. Ama karşılığında size sadece muhteşem manzaralı ve akıllı bir büyük daire değil, özel jetler, stil danışmanları, özel brokerlar, eğitim uzmanları ve özel güvenlik şirketlerine ulaşmanızı sağlayan, elit bir telefon defterini de sunuyor. Direkt olarak 45 Park Lane otele bağlı olan Mayfair Park Residences’ın, daire hizmetlerinin arasında, köpek gezdiriciliği, evlerde hazırlanan yemekler gibi özel ve ful time hizmetler de var.

Mayfair Park Residences'in dışarıdan görüntüsü.

Ve elbette sadece büyük şehirlerde değil, Karayipler’in en prestijli adası Jumby Bay Adası’nda, lokasyon olarak çok da beklenmedik ve şaşırtıcı olmasa da Florida’nın ‘güneşi’ Miami’de, Dubai’de Armani Casa çatısı altındaki villalar gibi, tatil yerlerinde de bu hizmetleri sunan ultra lüks konutlar tercih ediliyor. Emlak uzmanlarının gelecek tahminlerinde ise, Orta Doğu’da, Güney Amerika ve Afrika’nın farklı noktalarında, zeki ve sofistike alıcıların talepleri doğrultusunda, daha çok destinasyon oluşacağı fikri hakim.