Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki

21 Aralık 2020

“Mâziyi Korumak”, Sadberk Hanım Müzesi’nin Arkeoloji ve Türk-İslam Sanatı bölümlerinden 200’ü aşkın çarpıcı örnek, ziyaretçileri Anadolu’nun uygarlıklar tarihinde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.


Meşher, “Mâziyi Korumak” sergisiyle, kuruluşunun 40.yılını kutlayan Sadberk Hanım Müzesi’nden bir seçkiyi Beyoğlu’na taşıyor. Küratörlüğünü müzenin müdürü ve sanat tarihçisi Hülya Bilgi’nin yaptığı sergi, Arkeoloji ve Türk - İslam sanatı koleksiyonlarından derlenen 200’ü aşkın çarpıcı örnekle, ziyaretçileri Anadolu’nun uygarlıklar tarihinde bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.

Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi’nin kırk yıllık tarihinde gelişen ve zenginleşen kültürel birikiminin geniş kitleler ile buluşturulması amacıyla gerçekleştirilen sergide, MÖ 6.bin yıldan 20.yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminin öyküsü, özenle kurgulanmış bir seçkiyle anlatılıyor.

Sadberk Hanım Müzesi’nin 19.000’i aşkın eserden oluşan kapsamlı koleksiyonu Arkeoloji ve Türk - İslam sanatı bölümlerinden oluşuyor.Arkeoloji Bölümü Anadolu’da yaşayan uygarlıkların maddi kültür kalıntılarını pişmiş toprak, cam, maden ve taş gibi farklı malzemelerden üretilmiş eserler üzerinden kesintisiz bir kronolojiyle gösteriyor. Sekizinci yüzyıldan Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan Türk-İslam Bölümü ise çiniden gemi kandiline, ipekli dokumalardan ayakkabılara, özellikle Osmanlı sanatının doruk noktasına ulaştığı dönemlerin eserlerine odaklanıyor.

Sadberk Hanım Müzesi’nin de özellikle üzerinde durduğu, kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çeken sergi, Anadolu uygarlıklarının ve Osmanlı sanatının seçkin örneklerindeki yaratıcılığın ve ustalığın öyküsünü nadide nesnelerle ziyaretçilere sunuyor.

Sergi, 1 Ağustos 2021'e kadar Mehşer'de ziyarete açık.