“Olan ve Aşkınlık” Sergisi, Akbank Sanat ile Contemporary Istanbul’da

28 Mayıs 2021

Akbank Sanat, 1 – 6 Haziran tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Rumeli Salonları’nda gerçekleşecek 15. Contemporary Istanbul’daki standında “Olan ve Aşkınlık” başlıklı sergiye ev sahipliği yapıyor.

Türkiye’de çağdaş sanatın gelişimini desteklemesi ve sanatın farklı disiplinlerinde uluslararası projelere yer vermesiyle bilinen Akbank Sanat, 1 – 6 Haziran tarihleri arasında Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Rumeli Salonları’nda gerçekleşecek 15. Contemporary Istanbul’daki standında “Olan ve Aşkınlık” başlıklı sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.  




Küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın üstlendiği sergi, Suat Akdemir, Deniz Aktaş, Ansen, Sırma Doruk, Genco Gülan, Seydi Murat Koç, Sıtkı Kösemen, Onur Mansız, Seçkin Pirim, Gülin Hayat Topdemir ve Hande Varsat gibi isimlerin eserlerine yer verecek. 




Kahraman, sergiyi betimlemek için şu cümleleri seçiyor: “Bu sergi başka bir tarihte, başka koşullarda, başka yapıtlarla açılacaktı: oradaydık ve dündü. Artık yeni yapıtlarla, yeni koşullarda ve değişik bir kurguyla açılıyor: işte burada. İki zaman ve koşulları arasındaki fark serginin gerçekliğini de tayin ediyor. İki olgu arasındaki fark zamanla ve insanın öznelliğiyle ilgilidir. Zamana direnen bir öznellik olamaz. Bilinç ve bellek zamanla kayıtlıdır. Ama bu kayıt insanı geçmişin ve belleğin tutsağı yapmaz. İnsan zaman içinde yolculuk eder tüm evrenle birlikte ve nereye gittiğini, sonunu bilir. Sadece sonun zamanından habersizdir. 


Ve yaratır. Sona, sonuna yaratarak direnir. Yaratmak zamanda iz bırakmak, geleceğe ağmaktır.  İnsan, Nietzsche’nin sözcükleriyle de capo-baştan diyen ve yeni baştan başlayandır. Yaklaşık bir buçuk yıldır içinden geçtiğimiz günlerde acının, ölümün, yıkımın içinden geçtik. Sadece ölümlerle gelmedi bu büyük taun. ‘Büyük kapanma’yı da getirdi. Ve o dönem devam ediyor. Her defasında yeniden başlayabilen insana bunun için gereken tek şey iç erincidir. Bütün yıkımların, acıların, kederin, yangınların ortasında insan kendi iç dengesini bularak, bazen bu denge bir fırtına gibi esse bile, yeniden başlar. Direnir ve başlar: başlar ve direnir. Yeniden başlamanın ve direnmenin en görkemli hali sanat yapıtıdır. Sanat sadece trajiğe başkaldırmak değildir. Zamanın sonsuzluğuna meydan okumaktır. Ölümün karşısında durmaktır. 


Sanat yapıtı aşkınlıktır. Bir başka aşkınlık olan ölüm sadece yapıtın karşısında yeniktir. Üstelik ölümün ötesi yoktur. Sanat yapıtı daima ötesine yazgılıdır. Ötesinde dönüşür ve sonsuz bir döngüde yeniden t/ürer. Olanlık gerçektir. Aşkınlık, sır değildir. Gizdir. Sanat yapıtı hem olanlıktır, gerçektir hem de ötesi: aşkınlık. Kendisine bile direnir yapıt. Aşkınlığı kendisini de reddeder, yerini ve zamanını bekleyerek.  


Koronanın oradaki yıkım günlerinde, olan halinde, ona yaratarak direnen sanatçıların, o yıkımın içinde/n dirilttikleri işte buradaki yapıtların aşkınlığı bu gerçeğin kanıtıdır. Olan zamanın geçtiğidir. Aşkınlık ise ötesi: her şeyin.”