Parizyen bistroları hayata dönüyor

05 Temmuz 2019

İkonik bistro La Fontaine de Mars Fransız mutfağının en iyi örneklerini servis ediyor.

Fransa denilince akla ilk gelenlerden biri muhteşem yemekleri ve ambiyansları ile bistrolarıdır. Michelin yıldızlı restoranlar ile dolu Paris’te eski zamanların ruhunu yakalayabilen ender mekanlardan biri olan La Fontaine de Mars menüsü ile Fransız mutfağının en leziz örneklerini misafirlerine sunarken aynı zamanda ikonik Parizyen bistro konseptini de canlı tutuyor.


La Fontaine de Mars’dan içeri girdiğiniz anda sanki zaman 100 yıl öncesindeymiş gibi bir hisse kapılmanız oldukça doğal. Restoran pembe masa örtüleri, boydan boya aynalarla kaplı duvarları ve retro fayansları ile adeta 20. yüzyılın bir minyatürü. Garsonlar hala geçtiğimiz yüzyılın hizmet anlayışını titizlikle yerine getiriyor ve müşterilerin her türlü istek ve ricasına olabildiğince karşılık vermeye çalışıyorlar.


Bu küçük bistronun menüsü her ne kadar Fransız klasiklerine sadık kalsa da haftanın her günü farklı bir spesiyal ile misafirlerini yeni tatlar denemeye davet ediyor. Şarap listesi de menüsü kadar geniş ama bir o kadar geleneksel olan La Fontaine de Mars’da ana yemekten sonra mutlaka tatlı menüsüne bakmanız öneriliyor. Chocolate mousse, crème brûlée ve macaronlar her ne kadar öne çıksa da tartlarda denenmesi gereken tatlardan. 


Yolunuz Paris’e düşerse ve Fransız mutfağının temellerini oluşturan leziz tatlardan bir ziyafet çekmek isterseniz Napolyon’un 1806’da yaptırdığı Mars Çeşmesi’nin (La Fontaine de Mars) yanı başındaki bu muhteşem bistroya uğramayı unutmayın. Ama küçük bir hatırlatma: La Fontaine de Mars artık bir Paris klasiği haline geldiği için gitmeden birkaç gün öncesinde rezervasyon yaptırmanız tavsiye ediliyor.