Peter Zumthor imzalı Therme Vals, duyusal bir deneyim sunuyor

06 Ocak 2020

2009 Pritzker ödüllü mimar Peter Zumthor’un en çok konuşulan Therme Vals kaplıca tesisi, tasarımı ile ziyaretçilere sıra dışı deneyimler sunuyor.


“Dolambaçlı yol, yapının farklı bölgelerini birbirine bağlarken huzurlu bir ritim yaratan bir alan oluşturuyor. Bu kaplıcada hareket etmek keşif yapmak demektir. Sanki ormanda yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Herkes kendi yolunu arıyor.” - Peter Zumthor

İsviçre’nin Graubünden bölgesinde bulunan sıcak su kaynakları üzerine mağarayı andıran bir tasarımla projelendirilen Therme Vals ziyaretçilerine sıra dışı kaplıca tasarımıyla farklı deneyimler sunuyor. Zumthor, 1996 yılında açılan Therma Vals projesini tasarlarken mağaralar ve taş ocaklarından ilham alıyor. Yapının iç ve dış cephesi, yerel olarak çıkarılan Valser Kuvarzit levhalardan oluşuyor.




 

Therme Vals'in amaçlarından biri ziyaretçilere antik kaplıca kültürünü tekrar keşfetmelerini teşvik etmek. Zumthor’un tasarımlarını eşsiz kılan mimari yaklaşımı Therme Vals yapısında ışık ve gölge kullanımı, açık ve kapalı alanlar gibi ikilemler yer alırken yenileyici ve canlandırıcı deneyimler sunuyor. Kontrolü, yaptığı tasarım ile tamamen elinde tutan Zumthor, kaplıca alanlarına yapılan yönlendirmelerden İsviçre’nin muhteşem manzarasını öne çıkarma veya ziyaretçiyi tamamen izole etme gibi zıtlıklardan oluşturuyor. Kaplıca alanlarına yapılan yollar, koridorların sadeliği ve dışarıdan izole edilmiş tasarımının amacı ziyaretçilere kendileri ve düşünceleri ile yalnız kalmalarını teşvik eden dinlendirici bir deneyim sunmasına dayandığı belirtiliyor.  


 

Su ve kayaları muhteşem bir uyum içinde kullanan Zumthor aynı zamanda suyun farklı alanlardaki yerleşimi ile ziyaretçileri rahatlatmayı amaçlıyor. Suyun negatif alan olarak algılanmasını isteyen Zumthor yapının iç ve dış mekanlarını adeta sıcak su ağı ile kaplamış. Farklı koridorlar ve sayısız kaplıcalar ziyaretçileri keşif yapmaya teşvik ediyor. Zumthor, “Dolambaçlı yol, bahsettiğimiz üzere, tüm binayı ve farklı bölgelerini birbirine bağlayan huzurlu bir ritim yaratıyor. Bu alanda hareket etmek keşif yapmak demektir. Sanki ormanda yürüyormuş gibi hissediyorsunuz. Herkes kendi yolunu arıyor.” sözleriyle projenin herhangi bir kaplıca tesisinden farklı olduğunu yansıtıyor.