Q&AJournal: Carlo Bernardini

23 Ocak 2020

Akdeniz mutfağının ve İtalyan gastronomisinin Türkiye’deki önemli şef ve danışmanlarından Carlo Bernardini gastronomi yolculuğunu, Türkiye ile yolunun nasıl kesiştiğini ve yeni projelerini AJournal’a anlattı.


Gastronomiye olan tutkunuz nasıl başladı?

Çocukluğumda, Venedik’te ailemle yaşadığım dönemde bir otel ve restoran işletiyorduk. Bu nedenle eşsiz tadlar, büyüleyici aromalar ve lezzetli deneyimlerin arasında büyüdüm.

O zamanlar, büyükannem işletmenin mutfağını yönetiyordu. Tahmin edeceğiniz gibi ben de yaptığı harika yemeklerle şımartıldım. Tadı damağımda kalan anılarla dolu bir ziyafetti o günler, hala hatırlarım.

Konaklama ve hizmet sektöründe daha gençken edindiğim deneyimlerin, sürdürdüğüm mesleğime olan katkısı yadsınamaz. İlk günkü istek ve tutkum bugün de devam ediyor.

Böylesine harika bir mesleği yapan bir ailem olduğu için çok şanslıydım, mesleğimi zevkle ve açık yüreklilikle yapmayı öğrettiler bana. Bugün bu fırsatı bulmak çok nadir.



Türkiye’ye gelme yolculuğunuzu bizimle paylaşır mısınız?

Türkiye’ye gelmeden önce 10 sene kadar Japonya, Hong Kong, Singapur ve birçok Uzak Doğu ülkesinde çalıştım. 1996 yılında bir gün Toronto’daki patronum İstanbul’da açılacak olan Four Seasons Otel’de çalışmayı teklif etti. Önce biraz tedirgindim ama İstanbul’a geldiğimde ve Türkiye’deki konukseverliği ve kültürü deneyimledikçe böylesine dinamik ve güzel bir ülkede yeni bir hayata başlamaktan çok mutluluk duydum.



En sevdiğiniz dünya mutfağı hangisi?

Kesinlikle, tazeliğe önem veren, hafif lezzetleriyle Japon mutfağı favorilerim arasında. Ama tabii güzel bir tabak makarna yemeden iki gün geçiremem.


Mutfağınızda kullanmayı tercih etmediğiniz ürünler var mı?

Donmuş ve işlenmiş gıdaları asla kullanmıyorum. Manavda taze ne bulursam onunla yemek yapmayı seviyorum.


Yaratıcılığınızı ne besliyor? Sizi heyecanlandıran deneyimlerden bahseder misiniz?

Yeni yerler, ülkeler ve farklı kültürler görmek; dünyada olanlara dair sürekli hissettiğim merak duygusu beni hep heyecanlandırıyor. Her zaman daha fazlanın peşinde oldum. Bitmek bilmeyen araştırma isteğinin zihnimi ve ruhumu beslediğini düşünüyorum.



Maçakızı markasıyla olan iş birliğiniz nasıl başladı? Villa Maçakızı projesinden bahseder misiniz?

Maçakızı ile iş birliğim Sahir’le olan eski dostluğumuz aracılığıyla başladı. Villa Maçakızı projesi karşıma çıktığında, Bodrum’da kalite, hizmet ve özgün nitelikleriyle öne çıkan bu projeyle yeni bir şey yaratma potansiyelimizi gördüm. Bodrum’da Villa Maçakızı gibi özel hizmetler veren bir başka işletme daha yok. 


Villa Maçakızı deneyimini nasıl tanımlarsınız?

Villa Maçakızı doğa, deniz ve huzurun bir araya geldiği, güzelliğin ve sakinliğin insanı sarmaladığı eşsiz kalitede hizmet sunan bir işletme. Bu harika deneyimin parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.



Başarılı bir davetin anahtar noktaları sizce neler?

Profesyonellik, tutarlılık ve dürüstlük.


2020’deki yeni projelerinizden bahseder misiniz?

Halas 71 yatı Maçakızı ailesine katıldı. Villa Maçakızı gibi özel etkinlikler için ya da uzun süreli olarak kiralanabilecek. Burada da kişiye özel yepyeni deneyimler sunacağız. Hepimiz çok heyecanlıyız ve Türkiye ve Yunanistan'ın koylarına yelken açmayı dört gözle bekliyoruz.