Shigeki Matsuyama

20 Mart 2018

Takashi Murakami, Yayoi Kusama, Aya Takano, Yoshitomo Nara gibi Japon çağdaş sanatçıları listesine eklenen Shigeki Matsuyama ile İlkin Kurt konuştu.

"Sosyal medya üzerinden kuruyoruz neredeyse tüm iletişimimizi. Tanınma ve sevilme arzusunu, takipçi sayıları like’lardan tatmin etmek çok kolay ve bence bu insanları başkaları tarafından tanınma isteğine de itiyor."

Japon sanatçı ve illüstratör Shigeki Matsuyama, desenle ve internetle ilgileniyor. Kendini konuşturan formları, son zamanlardaki yaşam biçimimiz interneti pop-art ile birleştiriyor.

İllüstratörlükten sanatın bu haline ne zaman ve nasıl kaydın?

1998 yılında serbest olarak reklam ve ürün illüstrasyonlarına başladım. İllüstratör olarak sürekliliğiniz olmalı. Kaliteyi ve stili yakalamalısınız. Müşterilerinizin sizden ne bekleyeceği konusuysa müthiş önemli. Fakat, küratör olarak fark ettim ki, isimin gerektirdiği statik stil ile deneyimlerinden ortaya çıkan yeni fikirler bir türlü bağlanamıyor. O zamanlar 30’lu yaşlarımın ortasındaydım ve en az 40 yıl daha sanat kariyerimi sürdürmeyi istediğimi biliyordum. Bu yaşlarda eğer tek bir stil üzerine eğilirsem, küratör olarak sunabileceğim potansiyeli engellemiş olacağımı düşünüyordum. Ve sonra 2011’de Tohoku depremi ve tusunami oldu...

Sana neler ilham veriyor?

Ortak fenomenler, internet, modern hayattaki değişimler, akıllı telefonlar ve tüm bunların psikolojik etkileri olarak özetleyebilirim sanırım.

Çıkış noktanı ne olarak alıyorsun?

Yaratım süreci işin kendisiyle ilgili. Genellikle bir konseptim oluyor ve sonra bunu görsellerle geliştiriyorum ama bu konsept hala rafine değilse, elimdekilerle görselliğini yaratmaya çalışıyorum ve sonra aynı zamanda bu konsepti rafine etmeye çalışıyorum. İzleyici yaptığım işin arkasındaki konseptin ne olduğunu genellikle anlamıyor. Yani daha doğrusu açık bir şekilde anlaşılacak bir etkisi olmuyor.Ben de mesajımı iyi bir şekilde geçirebilmek için, yaratım sürecinde mümkün olduğunca sübjektif ve objektif olarak değerlendirmeye çalışıyorum.
2013’ten bu yana yarattığın bu “parıltılı kamuflaj”teması ne demek?

Dazzle camouflage, Birinci Dünya Savaşı’nda gemileri kamufle etmek için kullandıkları bir gemi kamuflajı türü. Adından da belli olduğu gibi, amacı insan gözünü ışıltısıyla kamaştırmak. Radarın olmadığı bir dönemde, düşman ateş etmek için hedefini iyi seçebilmek zorunda. Gemilerin üzerine boyanan karmaşık siyah ve beyaz desenler, işte bu işe yarıyor. Aslında bu yöntemi 2013’ten birkaç yıl önce öğrenmiştim. Bir gemi fotoğrafı görmüştüm ve bu pop görüntüyü bir savaş gemisinin üzerinde görmek beni büyülemişti. Araştırma yaparken, böyle boyanmış bir gemiye iniş yapmaya çalışan bir savaş uçağının nasıl çarptığını okumuştum bir anekdotta. Bu hikayeyi işlerimde kullanmam gerektiğini düşündüm. Bence parıltı kamuflaj, modern teknolojinin insanları aslında nasıl yanılttığıyla ilgili çok güzel metafor. Bu seriden son enstalasyonum Narcissism: Dazzle Room. Narsisizm konseptini çok ilginç buluyorum.


Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi’nde çok önemli bir yeri var biliyorsun. Dorian da, Lord Henry de narsist taraflarını ortaya koyuyorlar aslında ve şimdi günümüzü düşününce -yani Instagram’ı ve selfie’leri demek istiyorum- hepimizde bunun olduğunu görebiliyorum.

Bu bahsettiğin sosyal medya etkisini biraz daha açar mısın?

Sosyal medya üzerinden kuruyoruz neredeyse tüm iletişimimizi. Tanınma ve sevilme arzusunu, takipçi sayıları like’lardan tatmin etmek çok kolay ve bence bu insanları başkaları tarafından tanınma isteğine de itiyor. Anonim olmak da aynı zamanda sosyal medya da sizinle ilgili bir şeyler anlatıyor. Tüm bunları düşündüğümüzde narsisizmin gitgide daha da büyümesi çok şaşılacak bir durum değil ve hatta doğal aslında.

Peki şimdi ne var sırada? Ve bir sonraki sergin ne zaman?

Şu an birkaç işle aynı anda ilgileniyorum. Biri içinde imrenmeyi barındırıyor. Diğerlerinin evreleri şu an paylaşabileceğim bir noktada değil ve ortaya çıktıklarında şaşırtıcı olacaklarına eminim. Hong Kong’da bir iş sergilemeyi düşünüyorum. Henüz tam tarihleri belli değil. Sosyal medyadan duyuracağım. O yüzden beni takip edin!

https://www.facebook.com/shigekimatsuyama.sige/
https://www.instagram.com/sige_mt/