Tasarımın Her Noktası

20 Nisan 2018

Salone del Mobile’de bu yıl moda markaları, açılış ve kapanış kokteylleri düzenlemek yerine, çok daha fazlasını yaptı. COS’un birkaç yıldır önderliğinde olan dekorasyon yerleştirmeleri şimdi çok daha renkli.

"Milano’daki mağazasının açılışının hemen ardından Japon marka Issey Miyake, Tokyo Güzel Sanatlar, Sinema ve Yeni Medya Üniversitesi profesörü Masahiko Sato’ya ev sahipliği yapıyor. ‘My First Me’ isimli birbirinden farklı dört enstalasyon, izleyiciyi kendilerini hiç görmedikleri gibi görmeye davet ediyor."

Çok değil bundan birkaç yıl öncesinde Salone del Mobile zamanında moda markaları kokteyl davetleri verir veya birkaç vitrin süslerlerdi. Şimdi o günler çok geride kaldı çünkü artık tasarım her anlamda birbirinin içine geçti. Ve şimdi bu sezon en heyecanla beklenen tasarım fuarında Jonathan Anderson, dünyayı gezerek toparladığı fikirleri ve objeleriyle düzenlediği alanıyla Loewe dünyasının adı altında zanaatkarlığı kutluyor, Marni ise folklorik teması için Kolombiya’yı ziyaret ediyor. COS Amerikalı kavramsal sanatçı Phillip K Smith’in işlerini 16’ıncı yüzyıldan kalma bir malikanenin içine yerleştiriyor. Yani uzun lafın kısası bu yıl, Salone del Mobile’de tasarım dört bir yandan ele alınıyor.

Marni La Vereda

Marni’nin daha önce de kullandığı Kolombiyalı el işleri ilhamı bir kere daha bu yıl da; birlik, gelenekler ve renkleri kutlayarak Salone del Mobile’deki varlığını gösteriyor. Yüzyıllık geleneksel el işçiliğiyle örülmüş sepetler, her birinin yapımı dört günü süren boncuklu tavuk süsleri, Viale Umbria sunumunda her zamanki Marni neşesini paylaşıyor.

Louis Vuitton’s Objets Nomades ve Les Petits Nomades

Marcel Wanders, India Mahdavi ve Raw Edges gibi tasarım dünyasının ağır topları tarafından tasarlanan seyahat ilhamlı tasarım objeleri, bir Salone del Mobile klasiği uzun zamandır. Bu isimler arasında bu yıl eklenen Hong-Kong menşeili mimar ve tasarımcı André Fu, “Ribbon Dance Chair” isimli parçasıyla karanlık bir odada dönen bir balerinin üzerinden hikayesini anlatıyor Palazzo Bocconi’de. Aynı zamanda bu yıl ilk defa gün yüzüne çıkan Louis Vuitton Les Petits Nomades koleksiyonu, vazolar, origami çiçekler, aynalar ve benzeri parçalardan oluşan bir dekoratif objelerden serisinden oluşuyor. Tasarımların mimarı, Atelier Oï, Patricia Urquiola ve Campana kardeşler.

Diesel Living

Geçen yıl Andrea Rosso, mobilya koleksiyonu için ilhamını, ekibiyle birlikte Phoenix’ten Palm Springs’e doğru çıktığı bir yol hikayesinden almıştı. Bu yıl, Meksika’nın şiddetli mimarisi, denim markasının mobilya koleksiyonunun ana ilhamı kaynağı oluyor. Fiera’nın duvarlarının önünde yerleşen Rosso’nun paslı gibi görünen renk paleti, yeşil tonları ve indigo mavileri, adeta bir gövde gösterisi yapıyor.

Loewe

Jonathan Anderson, zanaat tekstil üretimi metotları konusunda dünyanın en uzak köşelerine doğru yol alıyor ve ortaya bir halı serisi, goblenler ve çantalar çıkıyor. Via Montenapoleone’da sessiz bir alanda sergilenen bu özel parçaların arasında geleneksel Hint işçiliği el örgüleri, eski bir Japon metodu olan boro ve Senegal patchwork’leri yer alıyor.

Dolce & Gabbana x SMEG’s Divina Cucina

Geçen yıl cool Smeg buzdolapları ve küçük ev aletleri ile bir iş birliğine giren moda evi, bu yıl yine aynı koleksiyonu büyüterek işlemeye devam ediyor. Baskı desenli buzdolapları, klasik D&G izlerini taşıyor; seramik gibi görünen Etna Dağı ilhamlı beyaz eşya deseninin yanında klasik Sicilya notaları -limonlar, şeftaliler ve renkli kirazlar- geometrik şekiller ve çiçek motifleriyle birleşiyor.

Issey Miyake's 'My First Me'

Milano’daki mağazasının açılışının hemen ardından Japon marka, Tokyo Güzel Sanatlar, Sinema ve Yeni Medya Üniversitesi profesörü Masahiko Sato’ya ev sahipliği yapıyor Via Bagutta’daki butiğinde. ‘My First Me’ isimli birbirinden farklı dört enstalasyon, izleyiciyi kendilerini hiç görmedikleri gibi görmeye davet ediyor.

COS' 'Open Sky'

Her zaman ziyaretçileri nasıl etkileyeceğini çok iyi bilen COS, Milan Design Week’in en ‘Instagram dostu’ işine imza atıyor bir kere daha. Geçen yıl Studio Swine’ın baloncuklu ağacı herkesin Instagram akışına düşmüştü ve ondan önce de Sou Fujimoto’nun 'forest of light' isimli işi... Bu yıl ise Amerikalı kavramsal sanatçı Phillip K Smith III bir heykel ayna yaratıyor ve 16’ıncı yüzyıldan kalma Palazzo Isimbardi’nin içine konuşlanıyor.

Nina Chez Valentino

Valentino’nun Montenapoleone’daki mağazasında kreatif direktör Pierpaolo Piccioli ve Nilufar Gallery’’nin sahibi Nina Yashar’ın ortak bir işi beliriyor. İkilinin bu tasarım diyaloğu, Piccioli’nin son hazır giyim koleksiyonunu ve Yashar’ın mobilyalarını bir araya getiriyor. Mario Bellini’nin Le Bambole sandalyesi, Gio Ponti’nin koltukları ve Lindsey Adelman’ın Cherry Bomb Pendant tava lambası, Valentino koleksiyonlarındaki parçalara işaret ediyor.

Roberto Cavalli

Zebralar, yılanlar ve zürafa motifleri gibi tasarımcının imzası olan desenler, markanın iç dekorasyon ürünlerinin de başrolünü oynuyor. Via Montenapoleone butiklerinde, 10 parçalık bir kapsül koleksiyon olan kristal vazoları kreatif direktör Paul Surridge’in ilk iç dekorasyon denemeleri. Vahşi hayvan desenleri, Toskanalı Arnolfo di Cambio zanaatkarları tarafından yaratılıyor.