Tate Modern’den Sophie Taeuber-Arp sergisi

05 Şubat 2021

Tate Modern, Temmuz 2021’de açılacak Sophie Taeuber-Arp sergisini “Taeuber-Arp’ın modern sanat ve tasarıma yaptığı önemli katkının gecikmiş takdiri” diyerek duyuruyor.


Tate Modern, Temmuz 2021’de açılacak Sophie Taeuber-Arp sergisini “Taeuber-Arp’ın modern sanat ve tasarıma yaptığı önemli katkının gecikmiş takdiri” diyerek duyuruyor.  Avrupalı soyut sanat eserlerinin hikayeleri anlatılırken sık sık yalnızca dipnotlarda yer alan Sophie Taeuber-Arp, İsviçreli bir sanatçıydı — “radikal” kelimesinden hiç hoşlanmamasına rağmen bu terim muhtemelen onun için kullanılabilirdi. Dada akımının öncülerinden biriydi, ancak harekete olan katkısı ile çağdaşlarından oldukça ayrılıyor.


Sophie Taeuber-Arp, 1920 ve 30’ların en önde gelen soyut sanatçı ve tasarımcılarından biriydi. Multidisipliner çalışmaları, dünya çapında inovatif sanatçı ve tasarımcılara ilham veren kalıcı bir etkiye sahip oldu. Sanatçı, 1. Dünya Savaşı esnasında İsviçre’ye sığınan mültecilerin başlattığı Zürih Dada akımının aktif bir katılımcısıydı. Taeuber-Arp, 1918 yılında okul müdürü tarafından 18. yüzyıla ait bir commedia dell’arte oyunu olan King Stag’in modern bir adaptasyonu için kukla tasarlaması adına görevlendirildikten sonra, bu boyanmış ahşaptan figürler, çağdaşları tarafından kutlanan çeşitli avangart yayınlarda yer alıyor — aynı üretiler, bugün Dadaizm’in ikonları olarak kabul ediliyorlar.


Taeuber-Arp’ın sanat üretileri, olağanüstü derecede kapsamlı ve zaman zaman tartışmalı görüşlere neden olurdu. Nakış ve tablolar üretti, heykel oydu, dergiler düzenledi, kuklalar ve gizemli Dadaist nesneler yarattı. Sanat ve tasarımı birbirinden ayıran sınırlara meydan okuyarak geleneksel el sanatlarını modernist soyutlamanın söz dağarcığı ile birleştirdi.



Sophie Taeuber-Arp, Composition Dada, 1920, tuval üzerine yağlıboya

The Eyal Ofer Galleries’in sunduğu, Tate Members’ın desteklediği ve Tate Modern, The Museum of Modern Art ve Kunstmuseum Basel tarafından organize edilen sergi, sanatçının Birleşmiş Krallık’ta işlerinin kapsamlı şekilde sergileneceği ilk sergi olacak ve çoğunluğu bölgede daha önce hiç görülmemiş olan, Avrupa ve ABD’deki büyük koleksiyonlardan başlıca eserlerini bir araya getirecek.