Tokyo'da tropikal ağaçlarla çevrili bir ev

28 Mayıs 2021

Farklı ilklimlere uygun olarak tasarlanmış iki yarıya sahip Todoroki Vadi Evi, şehrin merkezinden uzakta bir dünya hissi veren sakin, neredeyse ormana benzeyen bir mahallede yer alıyor.


Tokyo'nun Todoroki Parkı'ndaki derin bir vadiden nemli hava yükseliyor. Gölgede yayılan eğrelti otları, güneş ışığının parlak ışıklarını yakalıyor. Durgunlukta damlayan suyun sesleri ve daha yükseklerde, ağaç yaprakları sıcak bir yaz rüzgarında hışırtıları duyuluyor. 


Mimar Tsuyoshi Tane’nin tam da böyle bir anı yakalamayı amaçlayarak tasarladığı Todoroki Vadi Evi, aynı zamanda bu vadiye hakim olan birbirine zıt iki iklime de uyum sağlayacak iki yapıdan oluşuyor. Atelier Tsuyoshi Tane Architects (ATTA) kurucusu Tsuyoshi Tane, "Todoroki Vadisi rüzgarlı bir yer. Yoğun bir kentsel orman içinden geçerken, yere yakın hava nemliyken kuru rüzgarlar sürekli olarak gökyüzüne doğru esiyor. Evin tasarımı, bu iki zıt çevresel koşula odaklanarak tanımlandı." diyor. 

Paris merkezli ATTA mimarlık ofisi, proje için tasarım ilhamı bulmak için hem nemli hem de kurak ortamlarda geleneksel bina tasarımı üzerine kapsamlı bir araştırma yaptı. Sonunda, Tokyo'da, bu unsurları, alçak planda kalan subtropikal yeşillikleri ve daha yukarıdaki esintili gökyüzünü barındırabilecek tek bir evde birleştirmeyi başardı. 


Şehir merkezinin yoğun bir mahallesinde bölünmüş bir arsa üzerine inşa edilen Todoroki Vadi Evi, şehrin göbeğinde yaşamayı, aşağılardaki orman havasından çatı katı yaşantısına kadar daha zengin ve dolu bir deneyim haline getiren bir şehir evi olma özelliğine sahip.




Yerden tavana uzanan cam cephe, yarım sekizgen zemin katın etrafını sararken zemin çalışmaları sırasında kazılan toprak, diğer tarafa yığılarak mahremiyet hissi oluşturulmuş. Yüksek tavanlı zemin katın bir yanını çevreleyen geniş ahşap merdiven, evin ana girişinin bulunduğu asma kata bağlanıyor. 


Asma katın üzerinde, birinci kat, kesişen sekiz dikdörtgen hacimden oluşuyor ve ana yatak odasına, ağaç tepelerinin üzerinden birden çok yönden manzara sunuyor. Alçak ahşap kaplı tavanlar, ahşap duvarlar ve zemin, samimi bir ortam yaratmak için tasarlanmış.




Altı bağlantılı hacim, yedek bir yatak odası içeren daha küçük ikinci katı oluşturuyor. Evin çatısı, evi saran bitkilerin izlenimini arttırmak için ek bitki örtüsü ile çevreleniyor. Açılı pencereler, kırmızı sedir ağacından panellerle kaplanmış binanın cephesinden dışarı sarkıyor. 




İç mekanlarda, yaşam alanı zemininin kremsi taşından üst katların balıksırtı ahşap zeminlerine kadar tüm yüzeylerde sıcak tonlar kullanılmış. Duvarlar, doğal ışığı daha iyi yansıtmak için ahşapla kaplanmış veya beyaza boyanmış. Müşterinin mekana mükemmel bir şekilde entegre edilmesini istediği eski mobilya koleksiyonunu kullanarak tasarlanan iç dekorasyonu da yine ATTA imzasına sahip.



Fotoğraflar: Yuna Yagi