Yaratıcılığın Yükselen Sesi: Moskova

18 Ekim 2018

Rusya, yeni yaratıcılık ağları ile dikkat çekiyor. Moskova'daki kreatif platformlar ve şehrin hızla gelişmekte olan yaratıcı yüzünü Emre Erbirer yazdı.

"Sanattan modaya, tasarımdan teknolojiye, mimariden edebiyata, yaratıcılığın dâhil olduğu birçok alanda nitelikli çalışma alanları, işbirliği fırsatları, destek mekanizmaları ve tabii ki sergi ve gösterim alanlarına ihtiyaç var. İşte Moskova’nın büyük ve ihtişamlı günlerini geride bırakan fabrikaları ve üretim tesisleri, bu noktada yaratıcı insanlara ve yeni nesil bir üretime alan açıyor."

Her daim soğuk, alabildiğine büyük, edebiyatın kendisini doğurduğu kadar edebiyata da bolca malzeme olan, bir dönemin ezoterik merkezi Moskova, bugünlerde Avrupa’da yeni bir yaratıcılık ağı olarak dikkat çekiyor. Sarayların, parkların ve geniş caddelerin yanında Sovyet döneminden kalma fabrikaların ve post-endüstriyel binaların birer birer yaratıcı platformlara dönüşmesi, şehri dünyanın her yerinden gelen insanların buluştuğu bir yaratıcılık merkezine dönüştürüyor.

Sanattan modaya, tasarımdan teknolojiye, mimariden edebiyata, yaratıcılığın dâhil olduğu birçok alanda nitelikli çalışma alanları, işbirliği fırsatları, destek mekanizmaları ve tabii ki sergi ve gösterim alanlarına ihtiyaç var. İşte Moskova’nın büyük ve ihtişamlı günlerini geride bırakan fabrikaları ve üretim tesisleri, bu noktada yaratıcı insanlara ve yeni nesil bir üretime alan açıyor. Geçtiğimiz 15 yılda hayatımıza giren yaratıcı platformlar, Avrupa’dan ABD’ye Avusturalya’dan Afrika’ya birçok bölgede farklı şekillerde ortaya çıkıyor, ancak Moskova’daki bu kümeler, benim bugüne kadar gördüklerim arasında en etkileyici olanları.

Artplay

1917 yılından kalma bir dokuma fabrikasını bir yaratıcı kümeye dönüştüren mimar ve yazılımcı Sergey Desyatov, Moskova’da ve ilerleyen zamanlarda tüm Rusya’da ve eski SSCB ülkelerindeki Sovyet döneminden kalma birçok fabrika ve üretim tesisinin kaderini değiştirdi. 2003 yılında açılan Artplay, sanat ve tasarımı odağına alan birçok şirket, marka ve girişimi ortak bir çatı altında buluşturdu. Moskova’da sanat ve tasarım alanında çalışan birçok kişi; ofislerini, üretim tesislerini ve iş merkezlerini Artplay’e taşırken, özellikle tasarım ve mimari alanda kâr amacı gütmeyen inisiyatifler ve girişimler de Artplay’de kendilerine yer bulmuş. Artplay; geçtiğimiz yıllar içerisinde 75.000 metrekarelik bir alana genişledi. Platform, bu büyüme ile birçok farklı galeri, kafe, restoran, mağaza ve stüdyolara ev sahipliği yapmaya başladı. Sanat ve tasarımın yeni buluşma noktası olması, Artplay’i eğitim alanında da bir çekim merkezi hâline getirdi. Aralarında British Higher School of Art & Design’ın da olduğu birçok eğitim kurumu Artplay’e taşındı ve endüstriyle ilişkilerini güçlendirdi. Artplay’e gündüz giderseniz galeri ve stüdyoları gezebilir, platformun girişindeki İngiliz pub’unda bir bira içebilir ve atölyelere göz atabilirsiniz. Eğer gece uğrarsanız da Rodnya’da bir kokteyl içerek mekânın tadını çıkarabilirsiniz. 

Winzavod

Geçtiğimiz yıllarda Moskova Uluslararası Çağdaş Sanat Bienali’ne de ev sahipliği yapan Artplay, sanat alanında da yeni yaratıcı platformların ve kümelerin ortaya çıkmasına da vesile oldu. 2007 yılında eski bir şarap fabrikasının dönüştürülmesi ile hayata geçen Winzavod, Moskova’nın en büyük çağdaş sanat merkezlerinden. 19. yüzyıldan kalma yedi tane binanın ortak bir amaç etrafında tekrar dönüştürülmesi ile ortaya çıkan platform, yılın on iki ayı çağdaş sanat, performans ve edebiyatın bir araya geldiği bir program sunuyor. Geçtiğimiz yıllarda Contemporary Istanbul’un da işbirliği yaptığı Rusya’nın önemli çağdaş sanat fuarı Cosmoscow, geçtiğimiz yıl açılış partisinden konuşmalarına birçok etkinliği Winzavod’da gerçekleştirdi. Platform; barındırdığı galeriler, kitabevleri, kafe ve restoranlar ile her gün büyümeye devam ediyor. Winzavod’daki yedi binanın ortasında yer alan avluda her gün farklı performanslar, konuşmalar ve buluşmalar gerçekleşiyor. Sanat sizi yorduysa, kendinizi Winzavod’daki şahane restoranlardan birine bırakın. Benim favorim Hitrye Lyudi oldu. 1800’lerin sonundan kalma binanın mimarisi ile kendimi adeta bir Rus masalında buldum.

Cosmoscow

Hitrye Lyudi

Kuşkusuz Moskova’nın yaratıcı platformları arasında en ünlülerinden biri de Strelka. Artplay ve Winzavod’un sanat ve tasarımla açtığı alanda başka bir boşluk keşfeden Strelka, Rus şehirlerinin kültürel ve fiziksel manzaralarını değiştirmek için 2009 yılında kuruldu. Bir platform olmanın ötesinde mimari, tasarım ve sosyal bilimler üzerine bir “enstitü” olarak konumlanan Strelka, Moskova’daki sanat, tasarım ve edebiyat alanındaki düşünce liderlerinin buluşma noktası. Artplay ve Winzavod’un aksine geniş bir alana yayılmaktan çekinen Strelka, kurduğu uluslararası ağ ve geliştirdiği eğitim programları ile dünyanın farklı yerlerinden birçok kişiyi çekiyor. Akademik programlar ve kamuya açık etkinliklerinin yanı sıra, dergisi ve kitapları ile de yayıncılık alanında üretime katkıda bulunuyor. Strelka’ya gitmek için bir sebep de kuşkusuz Strelka Bar. 1960’ların ve 70’lerin İtalyan ve İskandinav mimarisinden ilham alarak tasarlanan bar, özellikle yaz aylarında terasta kokteyl partileri ile de insanları çekiyor. Kışın ise, barın içinde enfes bir yemek yiyip Moskova Nehri’ni izlemek paha biçilmez.


Strelka

Post-endüstriyel ve terkedilmiş binaların yaratıcı kümelere dönüşmesi, Rusya’da yeni bir emlak modeli doğurdu. 2010 yılında ortaya çıkan Flacon X, kendisini yaratıcı ofisler, stüdyolar, ortak çalışma alanları, kafeler ve daha fazlasını bir araya getiren, emlak odaklı bir iş modeli olarak konumlandırıyor. 25.000 metrekareye yayılan Moskova’daki ilk Flacon, özellikle gençler ve girişimciler için birçok olanak sunuyor. Moskova dışında Irkutsk ve Sochi gibi şehirlerde de binaları bulunan Flacon’un hedefi, yaratıcılığı temel alan işletmelerin ihtiyaçlarını belirleyip onları doğru şekillerde karşılamak. Moskova’ya gitmişken Flacon’u gezmek size ve işinize yeni bakış açıları kazandırabilir. Gitmeden önce programa bakmanızı tavsiye ederim, çünkü neredeyse her gün bir etkinliğe ev sahipliği yapan Flacon’da mutlaka size uyan bir içerik bulabilirsiniz.

Flacon

Terk edilmiş binalar, SSCB döneminden kalma fabrikalar, sonu gelmeyen gökdelenler, devamı görünmeyen caddeler ve tabii ki her daim soğuk hava, size Moskova’nın soğuk, ruhsuz, karanlık bir yer olduğu izlenimini verebilir. Keza ben de Moskova’ya gitmeden önce şehrin bu kadar yeşil ve yaratıcı olmasını beklemiyordum. Kızıl Meydan’ın biraz ilerisindeki Aleksandrovskiy Bahçeleri, nehrin hemen yanındaki Muzeon Park, şehri adeta yaran bir orman niteliğindeki Gorky Park, içinde dünyanın en güzel ortak çalışma alanlarından birini barındıran Neskuchny Bahçeleri, ve daha gezemediğim onlarcası, ve tabii ki bütün bunların yanında yaratıcılığa kucak açan onlarca platform, bana bu şehrin kalbimde bambaşka bir yere sahip olacağını gösterdi.