Yeni Medya, Yeni Mecra: Sanat Dışarıda!

27 Mayıs 2017

Yeni medya sayesinde sanat, müze ve galeri binalarının dışına taşıyor.

"International Center of Photography Museum’ın yöneticisi Mark Lubell, başlattıkları dış mekan sergisinin misyonları ile bağdaştığını ve içinde bulunduğumuz dünya ile diyalog kurmaya yardımcı olduğunu belirtiyor."

New media geliştikçe, insanların kendilerini ifade etme biçimi de değişiyor. Mimari, mühendislik, sanat ve teknoloji gibi farklı alanları bir araya getiren yeni medya araçları, her türlü ifade biçimini mümkün kılıyor. Özellikle son zamanlarda sosyal içerikli mesajlar, bir sanat eseri olarak karşımıza çıkıyor. Müzeler de bu yeni akımın izinden giderek augmented reality teknolojisiyle dış mekanlarını sergilerin bir parçası haline getiriyor.    

Herkes tarafından ulaşılabilir ve görünürlüğü olan dış cephelerde güçlü mesaj ve görsellerin paylaşımı, global olarak büyüyen bir trendin habercisi olarak kabul ediliyor. Bu trendle izleyicinin eserle olan etkileşimi de değişim geçiriyor. Bulunduğu Bowery binasının ön cephesinde Mart ayından beri düzenli aralıklarla fotoğraf sergileyen International Center of Photography Museum’ın yöneticisi Mark Lubell, başlattıkları dış mekan sergisinin misyonları ile bağdaştığını ve içinde bulunduğumuz dünya ile diyalog kurmaya yardımcı olduğunu belirtiyor.

Design media arts” departmanında profesör olan Erkki Huhtamo’ya göre, projeksiyon trendinin başlangıcı 18. yüzyıla, “son et lumière”, yani “ses ve ışık” show’una dayanıyor. 19. yüzyılda yapılan açık hava projeksiyonları ile devam eden trend, döneminin slayt cihazı olan “magic-lantern slide” ile gerçekleştiriliyordu. Bugünün gelişmiş teknolojisi sayesinde ise her tür imaj, video veya animasyon, düz beyaz bir yüzeye gerek olmaksızın projection mapping tekniği ile yansıtılabiliyor.  

magic-lantern slide

Bir ışık ve sanat festivali olan Blink, önümüzdeki Ekim ayında Cincinnati’de ilk kez gerçekleştirilecek. Dört gün sürecek olan festivalde, büyük ölçekli görseller şehirdeki 20 bloğa yansıtılarak sergilenecek. Festival, The Cincinnati Bell Connector tramvay güzergahını takip edecek. Tasarım stüdyosu Brave Berlin, The National Underground Railroad Freedom Center ve The Contemporary Arts Center’ın ön cephelerine yansıtılacak olan animatif enstalasyonları yönetecek.


Kaynak: New York Times / Blink Festival

Blink Festival

City of Bits / LADOT işiyle Refik Anadol, Los Angeles’taki yeni LADOT binasının ön cephesine kalıcı bir “media art” enstalasyonu yaparak, sanatçı, tasarımcı, mühendis ve mimarların iş birliği sonucunda mimarinin evrileceğini savunuyor. Anadol, LADOT’ya yaptığı yerleştirme ile binayı halka açık bir kanvasa çevirerek insanlarla binalar arasındaki etkileşimi değiştirmeyi ve derinleştirmeyi hedefliyor. Anadol’a göre, dış cephenin bir mecra olarak kullanılması, kamusal alandaki iletişimi etkiliyor. “Yapı” ve “cephe” ikilisi, sanatçılar, mimarlar ve mühendisler için yeni anlamlar ifade etmeye başladı bile.

Refik Anadol, City of Bits / LADOT

Sanatsal projeksiyon ve enstalasyonların yanı sıra, “gerilla” projeksiyonlar da son zamanlarda yaygınlaşmaya başladı. Abu Dhabi’daki işçilerin haklarını savunan aktivist grup Gulf Ultra Luxury Faction, The Guggenheim Museum’ın sadece bir bölümünü kullanmak üzere anlaşmıştı. Ancak onlar, müzenin ön cephesine “ultra lüks sanat, ultra düşük maaşlar” gibi sosyal içerikli mesajlar yansıtarak gerilla bir hareket başlattı.
The Guggenheim Museum