Yeni MoMA açılıyor

18 Ekim 2019

Dünyanın en büyük modern ve çağdaş sanat koleksiyonuna sahip olan müzesi MoMA, birkaç aylık renovasyon sürecinden bu hafta yeni mekanıyla çıkıyor.

Geçen yüzyılın ortasından beri Batı sanatının karar mercii görevi gören New York’un Modern Sanat Müzesi MoMA, 2019’daki çok sesli sanat ortamını yansıtan bir yenilenme sürecinden geçti. Yazın başından beri ziyaretçilere kapalı olan müze bu hafta yenilenmiş sergileme alanları ve politikaları ile karşımıza çıkıyor.

10 yıldır planlanan genişleme, mimarlık ofisi Diller Scofidio + Renfro tarafından uygulanarak müzenin varolan binalarına 2800 metrekarelik ek bir alan eklendi. Müzenin 200 bin eserlik koleksiyonu, artık altı ayda bir değişen koleksiyon sergileriyle daha sık izleyiciyle buluşacak.



Bu çaba, MoMA’nın tek yönlü tek bir sanat tarihi yazan kurum olarak ayrıcalıklı pozisyonundan uzaklaşmaya çalışması olarak yorumlanıyor. Müze yalnızca binasını yenileyip sergileme alanını genişletmedi; aynı zamanda küratöryal yaklaşımını da özgürleştirdi. Artık departmanlar arası çok da fazla iletişim ve etkileşim olduğunu vurgulayan müze yetkililerine göre, müze, kurucusu Alfred Barr’ın orijinal fikrine geri dönüyor: Farklı pozisyonlar, farklı tarihler ve birbiriyle çelişen fikirlerin de sergilenebileceği bir deney alanı. 


Fakat MoMA’nın ziyaretçilerden sağladığı gelirin yarısından çoğu MoMA’ya ilk kez gelen ve koleksiyondaki belli başlı eserleri (Van Gogh’nun ‘Yıldızlı Gece’, Picasso ‘Avignon’lu Kızlar’, Matisse ‘Kırmızı Stüdyo, Mondrian ‘Broadway Boogie Woogie’) görmek isteyen turistler olduğunu düşünülünce 15 kadar en popüler eserin kalıcı olarak sergilendiği bir galerinin de varolması gerektiğine karar verilmiş.


Yeni MoMA’nın giriş katı ücretsiz. Dışarıda olsanız bile tamamen camla kaplı yeni giriş alanındaki eserleri görebiliyorsunuz. Koleksiyona ait eserlerin sergilendiği galerilerin ortasında Studio adı verilen yeni bir mekan yerleşmiş durumda. Çok yüksek tavanlı bu mekan, canlı performanslara, film ve dans gösterimlerine ev sahipliği yapacak. İkinci katta yer alan Platform isimli eğitim odaklı başka bir mekan ise daha oyuncu ve etkileşimli bir tavırla tasarlanmış.

Bu aralar MoMA’ya yolunuz düşerse görebileceğiniz üç sergi; Betye Saar’ın 1969 yılında çektiği ‘Black Girl on the Window’ heykelinden hareketle kağıt işler, bir başka siyahi sanatçı Pope L.’in farklı disiplinlerdeki işleri ve Latin Amerikalı modernistlerin soyut sanat eserlerinden oluşuyor.