Yves Saint Laurent’ın Zamansız Stili

27 Nisan 2020

“Moda geçici, kalıcı olan ise stildir,” der Yves Saint Laurent. Yaşamı boyunca kendisiyle özdeşleşen ceket ve pantolonu ile yalın ama çarpıcı bir üniforma yaratmıştı. Geriye bıraktığı mirası ise hala Fransız tasarımcının güçlü stilini sürdürüyor.


Ona göre stil, kalıcı ve değişmez bir unsurken moda, geçici ve aldatıcı bir hayal ürünü olmuştur.


Saint Laurent hem tasarladığı kıyafetlerde hem de kendi seçimlerinde hep stili modadan üstün tutmuştur. Ona göre stil, kalıcı ve değişmez bir unsurken moda, geçici ve aldatıcı bir hayal ürünü olmuştur: “Modalar geçici, sonsuz olan ise stildir,” der Fransız tasarımcının en ünlü sözü. Saint Laurent, fonksiyonelliğin öne çıktığı koleksiyonlarda da bu sebeple yalın ve çabasız şıklığı hedefler. 


Saint Laurent en çok bildiği parçaları kullanarak kendi markasının en önemli yüzü olmuştur. Temelini blazer ceket, pantolon ve takım elbisenin oluşturduğu zamansız stiline desenli fularlar, benekli papyonlar ve ikonik kalın çerçeli gözlükleriyle kendine has bir tavır katardı.


Paris’te yaşarken ve çalışırken üniforması keskin hatlı, dar burjuvazi şıklığı olsa da, Marakeş’deki Villa Oasis’e gittiğinde kurallarını gevşeterek daha dökümlü kıyafetler tarcih ettiği bilinir. 1970’lerde bohem stilinin yükselişe geçmesiyle uzun pamuklu gömlekler, büyük boncuklu kolyeler ve şalları kendi stiline katan Saint Laurent, aslında bu detaylara pek de uzak değildir.


Çocukluğunu geçirdiği Cezayir’deki günlere duyulan bir nostalji ve onun geitdiği bir güven hissi, belki de dünyaya meydan okuyan kusursuz stilinin düğmelerini biraz olsun gevşetme özgürlüğünü veriyordu. 


“Zerafet, insanın ne giydiğini unutması demek değil midir?,” diyerek stilin ve fonksiyonelliğin verdiği özgürlüğü bir kez daha vurguluyor Saint Laurent.