ZAHA HADID'in Moda ve Mimariyi Birleştiren Sihirli Elleri

27 Ocak 2017

Pritzker ödülünü kazanan ilk kadın olan Hadid’in işleri, yalnızca mimarlık dünyasını etkilemekle kalmadı.

"Mimari kişinin kendisini mekanda nasıl konumladığıyla, moda ise bir nesneyi kişi üzerinde nasıl konumladığınızla ilgilidir." Zaha Hadid

Mimarlık tarihinin en iyi kadın mimarlarından olan Zaha Hadid’i geçtiğimiz Mart ayında kaybettik. O henüz 65 yaşındaydı, eserleri ise zamansız. Pritzker ödülünü kazanan ilk kadın olan Hadid’in işleri, yalnızca mimarlık dünyasını etkilemekle kalmadı. Bir tek disipline ait olarak görülemeyecek kadar evrensel olan her deha gibi, onun çalışmaları da hem düşünsel hem görsel olarak birçok başka alana da ilham verdi. Hadid'in çizgisinin moda için de karşı konulamaz bir kaynak olduğunu görmemek imkansız. Chanel, Louis Vuitton, Melissa, Lacoste ve Atelier Swarovski Hadid’in iş birliği yaptığı markalardan sadece birkaçı.

Hadid, ölümünden önce Danimarkalı tasarım evi Georg Jensen’a bir dizi takı koleksiyonu tasarlamış, mücevher tasarımlarına mimari bir estetik getirmişti. Tasarımların büyük bir çoğunluğu som gümüşten olan seride, ek olarak siyah rodyum ve siyah elmas da kullanılmıştı. Bu takıların çıkış noktası Hadid’in en ikonik mimari eserleriydi. Mimari tasarımları giyilebilir biçime dönüştürmek, bir yandan da Jensen'nin zengin tasarım mirasını eserlere katmak uzun bir süreç gerektirmiş ama ortaya çıkan takılar kendi zamanlarının çok ötesinde...

En çok konuşulan projelerinden biri 2007 yılında Chanel’le yaptığı iş birliği olmuştu. Karl Lagerfeld onun için “Zaha’nın bir dahi olduğunu her zaman biliyordum. Çizimlerinin muhteşemliğini onları gerçeğe dönüştürecek insanlar olmadan bile keşfetmiştim. Pahalıya mal olacağını biliyordum ama her şeye rağmen Chanel’de onun dokunuşunu istedim” demişti. Hadid’in tasarım koleksiyonu Avrupa’daki zanaatkarların geleneksel tekniklerini asla reddetmeden özgün formlar ortaya çıkaran bir karaktere sahip. Tasarımlarındaki değişkenliği keşfetme deneyimine eşlik eden diğer değer de Hadid’in imzası olan o eşsiz estetik algısını somutlaştırma biçimi.

Moda ve mimari birçok açıdan iki bambaşka alan aslında. Biri kalıcı, diğeri sürekli değişken. İkisinin bir araya geldiği noktalarda ise bambaşka bir estetik deneyimi söz konusu oluyor. Moda dünyasının dehalarından Donna Karan, Hadid’e hayranlığını her fırsatta dile getirirken onun, tanıdığı en vizyon sahibi figür ve en iyi sanatçılardan biri olduğunu belirtiyor: “İster giydikleri, ister bütün dünyanın hayran olduğu muhteşem yapılarıyla, o hem zamanının hem de onun çok daha ötesinin temsilcisi olarak iz bırakacak”

Zaha Hadid'in tasarımları ve satışları hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.