Donald Judd: 101 Spring Street

13 Nisan 2021

Judd, New York’taki 101 Spring Street’te yer alan 19. yüzyıl döküm demi̇r cepheli binasıyla, bir mekanı özel kılmak için yıkılıp yeniden yapılmasının gerekmedi̇ği̇ni̇ kanıtlıyor.


Donald Judd kadar hiç kimse mekanın temel önemini anlamamıştı. Mekanları söz konusu olduğunda, sıkça kullanılan minimalizm terimi yerine, “karmaşık düşüncenin basit ifadesi” olarak bahsetmeyi tercih etti. 101 Spring Street köşesinde yer alan bina -Marfa gibi- bu zorlu manifestonun mükemmel bir uygulamasını sunuyor.


Judd, 19. yüzyıldan kalma, iki bodrum katının üzerinde yükselen beş katlı döküm demir cepheli köşe binasıyla, bir mekanı özel kılmak için yıkılıp yeniden yapılmasının gerekmediğini kanıtlar nitelikte. Hareket ettiğiniz her yerde, hem insanlar hem de sanat eserleri için düşünülmüş, rahat bir alanda olmanın bilincindesiniz.



Bulunan koşullar binanın her katında farklı olduğundan, Judd’un binada yaptığı her müdahale de birbirinden farklıdır. Örneğin en üst katta, zeminde kesintisiz bir düzlem yaratmak için süpürgelikler ve zemini aynı meşeyi kullanarak birleştirmişti.



Üçüncü katta ise, tersine, duvarlarla zemin arasında sessiz ama tamamen mekansal kompozisyonu değiştiren bir boşluk bırakarak, hiç süpürgelik koymamayı seçti. Mekanın atmosferinde özel ve samimi bir yük var çünkü Judd, kendisinin ve ziyaretçilerin sanatını aynı zamanda tartışmasız bir yuva olan bir ortamda deneyimlemesi için mükemmel koşulları yaratmayı başarmıştı.



101 Spring Street köşesindeki bina, endüstriyel mutfak eşyaları, platform yatak ve ayakta duran masadan, iki çocuğunun oyun tiyatrosu olarak kullanması için yarattığı menteşeli ahşap kanatçıklara kadar yaşama dair benzersiz bir çalışma ve toplanma yeri olma özelliğinı Judd Vakfı’na ev sahipliği yaparak sürdürüyor.